Kur'an'da «Bir şeyin neden olduğu» ne anlama gelir?

Bir şeyin neden olduğu (فزع) kelimesinin Kur'an'daki anlamını, içinde geçtiği 6 ayetler ile ve Al-Rağıb el-Asfahani'nin Müfredat fi gharib el-Kur'an'ından ayrıntılı bir açıklamayla keşfedin.

فزع
Fzʿ
Bir şeyin neden olduğu
Kök: ف - ز - ع
İnanç (aqida) 6 ayetler

29 Mayıs 2026 tarihinde 07h00 saatinde güncellendi

📖 2 dk okuma

Bir şeyin neden olduğu'un tanımı

Al-Faza' désigne l'effroi causé par quelque chose de détesté.

On dit : fazi'a faza'an.

Le Très-Haut dit : 'Lorsque la frayeur sera ôtée de leurs cœurs' (Saba 23), et : 'Ils ne seront pas effrayés par la grande terreur' (Al-Anbiya 103).

Faza'a ilayhi signifie se réfugier auprès de lui.

Bir şeyin neden olduğu Kuran'da (6)

Mekkeli: 6 Medine: 0
Ayetlerin surelere göre dağılımı
An-Naml 2
Saba 2
Al-Anbiya 1
Sad 1
Al-Anbiya Suresi : 103 Mekkeli
﴿لَا يَحْزُنُهُمُ ٱلْفَزَعُ ٱلْأَكْبَرُ وَتَتَلَقَّىٰهُمُ ٱلْمَلَٰٓئِكَةُ هَٰذَا يَوْمُكُمُ ٱلَّذِى كُنتُمْ تُوعَدُونَ
En büyük korku bile onları üzmez; kendilerini melekler: "Size söz verilen gün işte bugündür" diye karşılarlar.
An-Naml Suresi : 87 Mekkeli
﴿وَيَوْمَ يُنفَخُ فِى ٱلصُّورِ فَفَزِعَ مَن فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَمَن فِى ٱلْأَرْضِ إِلَّا مَن شَآءَ ٱللَّهُ وَكُلٌّ أَتَوْهُ دَٰخِرِينَ
Sura üfürüldüğü gün, Allah'ın diledikleri bir yana, göklerde olanlar da yerde olanlar da, korku içinde kalırlar. Hepsi Allah'a boyunları bükülmüş olarak gelirler.
An-Naml Suresi : 89 Mekkeli
﴿مَن جَآءَ بِٱلْحَسَنَةِ فَلَهُۥ خَيْرٌ مِّنْهَا وَهُم مِّن فَزَعٍ يَوْمَئِذٍ ءَامِنُونَ
Kim bir iyilik getirirse, ona daha iyisi verilir. Onlar o günün korkusundan güvendedirler.
Saba Suresi : 23 Mekkeli
﴿وَلَا تَنفَعُ ٱلشَّفَٰعَةُ عِندَهُۥٓ إِلَّا لِمَنْ أَذِنَ لَهُۥ حَتَّىٰٓ إِذَا فُزِّعَ عَن قُلُوبِهِمْ قَالُوا۟ مَاذَا قَالَ رَبُّكُمْ قَالُوا۟ ٱلْحَقَّ وَهُوَ ٱلْعَلِىُّ ٱلْكَبِيرُ
Allah'ın katında, kendisine izin verilenden başka kimse şefaat edemez. Sonunda, gönüllerindeki korku giderilince birbirlerine "Rabbiniz ne söyledi?" diye sorarlar; "Hak söyledi" derler. O, yücedir, büyüktür.
Saba Suresi : 51 Mekkeli
﴿وَلَوْ تَرَىٰٓ إِذْ فَزِعُوا۟ فَلَا فَوْتَ وَأُخِذُوا۟ مِن مَّكَانٍ قَرِيبٍ
Onları korktukları zaman bir görsen; artık kurtuluş yoktur, cehenneme yakın bir yerde yakalanmışlardır. O zaman, "Allah'a inandık" derler ama, ahiret gibi uzak bir yerden imana nasıl kolayca ulaşırlar?
Sad Suresi : 22 Mekkeli
﴿إِذْ دَخَلُوا۟ عَلَىٰ دَاوُۥدَ فَفَزِعَ مِنْهُمْ قَالُوا۟ لَا تَخَفْ خَصْمَانِ بَغَىٰ بَعْضُنَا عَلَىٰ بَعْضٍ فَٱحْكُم بَيْنَنَا بِٱلْحَقِّ وَلَا تُشْطِطْ وَٱهْدِنَآ إِلَىٰ سَوَآءِ ٱلصِّرَٰطِ
Sana davacıların haberi ulaştı mı? Mabedin duvarına tırmanıp Davud'un yanına girmişlerdi de, o onlardan ürkmüştü. Şöyle demişlerdi: "Korkma, birbirinin hakkına tecavüz etmiş iki davacıyız; aramızda adaletle hükmet, ondan ayrılma, bizi doğru yola çıkar."

Bir şeyin neden olduğu ile aynı kökten gelen kelimeler

Paylaş

WhatsApp X
بسم الله الرحمن الرحيم Paz 2 Rebiülevvel
الأحد 2 ربيع الأول
هلال متزايد Hilal Gün 2.7 / 29.5
Aydınlatma 8%
Dolunay 12 gün içinde
اللهم صل على محمد Allah'ım Muhammed'e salat et