Bir gün Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Mekke ile Medine arasında Hum denilen bir…

İslam > Hadisler > Akide > Bir gün Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Mekke ile Medine arasında Hum denilen bir…

Hadisi rivayet eden: Müslim rivayet etmiştir

Sahih Hadis

26 Ekim 2026 tarihinde 23h26 saatinde güncellendi

📖 2 dk okuma

Hadis metni: Bir gün Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Mekke…

عن يزيد بن حيان قال: انطلقت أنا وحُصين بن سَبْرَة وعمرو بن مسلم إلى زيد بن أرقم رضي الله عنه فلما جلسنا إليه قال له حصين: لقد لقيتَ يا زيد خيرًا كثيرًا، رأيتَ رسول الله صلى الله عليه وسلم وسمعتَ حديثه، وغزوتَ معه، وصليتَ خلفه: لقد لقيت يا زيد خيرًا كثيرًا، حدثنا يا زيد ما سمعت من رسول الله صلى الله عليه وسلم قال: يا ابن أخي، والله لقد كَبِرَتْ سني، وقَدُمَ عهدي، ونسيتُ بعض الذي كنت أَعِي من رسول الله صلى الله عليه وسلم فما حدثتكم فاقبلوا، وما لا فلا تُكَلِّفُونِيهِ. ثم قال: قام رسول الله صلى الله عليه وسلم يومًا فينا خطيبًا بماء يُدعى خُمًّا بين مكة والمدينة، فحمد الله، وأثنى عليه، ووعظ وذكَّر، ثم قال: «أما بعد، ألا أيها الناس، فإنما أنا بشر يُوشِكُ أن يأتي رسول ربي فأُجِيبَ، وأنا تاركٌ فيكم ثَقَلَيْنِ: أولهما كتاب الله، فيه الهدى والنور، فخذوا بكتاب الله، واستمسكوا به»، فحَثَّ على كتاب الله، ورغَّبَ فيه، ثم قال: «وأهل بيتي أُذَكِّرُكُمُ اللهَ في أهل بيتي، أُذَكِّرُكُمُ اللهَ في أهل بيتي» فقال له حصين: ومن أهل بيته يا زيد، أليس نساؤه من أهل بيته؟ قال: نساؤه من أهل بيته، ولكن أهل بيته من حُرِمَ الصدقةَ بعده، قال: ومن هم؟ قال: هم آل علي، وآل عقيل، وآل جعفر، وآل عباس. قال: كل هؤلاء حُرِمَ الصدقةَ؟ قال: نعم.
وفي رواية: «ألا وإني تاركٌ فيكم ثَقَلَيْنِ: أحدهما كتاب الله وهو حبل الله، من اتبعه كان على الهدى، ومن تركه كان على ضلالة».

Hadisin açıklaması: Bir gün Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Mekke…

Yezid b. Hayyân'dan rivayet edildiğine göre şöyle demiştir: Ben, Husayn b. Sebrâ ve Amr b. Müslim ile Zeyd b. Erkam -radıyallahu anh-'ın yanına gittik. Yanına oturduğumuz vakit Husayn ona : Gerçekten ey Zeyd sen çok hayırla karşılaştın. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'i gördün, hadîsini dinledin, Allah yolunda onunla beraber savaştın ve arkasında namaz kıldın. Gerçekten ey Zeyd, sen çok hayırla karşılaş­tın. Bize ey Zeyd! Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- 'den işittiklerini sözlü olarak rivayet et! dedi. Zeyd : Ey kardeşim oğlu! Vallahi yaşım geçti; vaktim ilerledi. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'den bellediklerimin bazısını unuttum. Binâena­leyh size ne rivayet etmişsem kabul edin, neyi rivayet etmemişsem onu bana teklif etmeyin! dedi. Sonra şunu bizlere anlattı: Bir gün Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Mekke ile Medine arasında içinde Hum denilen bir su­yun bulunduğu vadide aramızda hutbe okumak üzere ayağa kalktı ve Allah'a hamdu sena etti. Onlara aile ve çocuklarına hizmet etmek için aralıksız meşgul olup gaflete düşdükleri ve kulluğun hakkını eda etmeleri hususunda onlara hatırlatmalarda bulundu. Sonra şöyle buyurdu : «Bundan sonra, dikkat edin ey cemaat! Ben ancak bir insanım. Rabbimin rasulü (ölüm meleği) gelip de ona icabet etmem yakındır. Ben size iki büyük şeyi bıra­kıyorum. Bunların birincisi içinde doğru yol ve nur bulunan Allah'ın kitabıdır. Onu alın nefislerinizden ona sımsıkı sarılmasını isteyin.!» Akabinde Allah'ın kitabı ile amel etmeye teşvik etti ve onun ipine sarılmaya sevk etti. Sonra : «Bir de ehl-i beytimi (bırakıyorum) Ehl-i beytim hakkında Allah'tan korkmanızı ve onların haklarını ede etme hususunda size Allah'ı hatırlatıyorum!»dedi ve bunu iki kez tekrarladı. Husayn ona: Onun ehl-i beyti kimlerdir yâ Zeyd? Kadınları ehl-i beytinden de­ğil midir? diye sordu. Zeyd : Geçimini sağladığı yanında iskan ettirdiği Kadınları ehl-i beytindendir. Bize onlara ihtiram ve ikram etmemizi emretti. Ancak genel manada ehli beyt zikredildiğinde farz olan zekatı almaktan mahrum olan kimseler ve zürrüyetleridir. Husayn : Kimdir onlar? diye sordu. Onlar Ali'nin,Akil'in, Cafer'in bunlar Ebû Tâlip'in çocuklarıdır ve Abbâs'ın soyundan gelenlerde zekat, adak ve kefaretten pay almaktan men edilmişlerdir. Başka bir rivayette: Ben size iki büyük şeyi bıra­kıyorum: Bunların ilki Allah'ın kitabıdır ve o Allah'ın anlaşması, rızasına ve rahmetine ulaştıran sebeptir. Nuru dosdoğru yolu gösterir. Emirlerini yerine getirip, yasaklarından kaçınıp ona ittiba eden kimse delaletin aksi olan doğru yoldadır.Kim ona ittiba ederse dosdoğru yol üzere olur. Kimde onu terke ederse dalalet üzere olur. Kim onun emir ve yasaklarından yüz çevirirse delalet üzeredir.

Kategoriler : Ehl-i Beyt'in Hukuku · Akide · Ehl-i Beyt

بسم الله الرحمن الرحيم Sal 15 Cemaziyelevvel
الثلاثاء 15 جمادى الأولى
بدر Dolunay Gün 16.6 / 29.5
Aydınlatma 96%
Yeni ay 13 gün içinde
حسبنا الله ونعم الوكيل Allah bize yeter, o ne güzel vekildir

إِنَّ ٱللَّهَ وَمَلَٰٓئِكَتَهُۥ يُصَلُّونَ عَلَى ٱلنَّبِىِّ ۚ يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ صَلُّوا۟ عَلَيْهِ وَسَلِّمُوا۟ تَسْلِيمًا

Allah'ı ve melekleri, Peygambere salat etmekte(onun şerefini gözetmeğe, şanını yüceltmeğe özen göstermekte)dir. Ey inananlar, siz de ona salat edin, (onun şanını yüceltmeğe özen gösterin); içtenlikle selam edin (ona esenlik dileyin).

Al-Ahzab 33:56

Peygamber'e Salavat Getirmek