«Ebu Bekir’e emredin de insanlara namazı kıldırsın.»

İslam > Hadisler > Akide > «Ebu Bekir’e emredin de insanlara namazı kıldırsın.»

Hadisi rivayet eden: Muttefekun Aleyh

Sahih Hadis

26 Ekim 2026 tarihinde 23h26 saatinde güncellendi

📖 2 dk okuma

Hadis metni: «Ebu Bekir’e emredin de insanlara namazı kıldırsın.»

عن ابن عمر رضي الله عنهما قال: لما اشتد برسول الله صلى الله عليه وسلم وجعه، قيل له في الصلاة، فقال: «مروا أبا بكر فليُصَلِّ بالناس» فقالت عائشة رضي الله عنها : إن أبا بكر رجل رقيق، إذا قرأ القرآن غلبه البكاء، فقال: «مُرُوه فليُصَلِّ».
وفي رواية عن عائشة رضي الله عنها ، قالت: قلت: إن أبا بكر إذا قام مقامك لم يُسْمعِ الناس من البكاء.

Hadisin açıklaması: «Ebu Bekir’e emredin de insanlara namazı kıldırsın.»

Allah Rasûlü -sallallahu aleyhi ve sellem-’in ağrıları şiddetlendiğinde insanlara imamlık yapamadı. Ebu Bekir -radıyallahu anh-’a imamlık yapmasını emretti. Ebu Bekir -radıyallahu anh-, Kur’ân okuduğu zaman çokça ağlayan bir kimse idi. Bundan dolayı Âişe -radıyallahu anhâ- (babasının namaz kıldırmaması için) bunu mazeret olarak öne sürdü. Aslında Âişe -radıyallahu anha-’nın mazeret sunmasının sebebi babasının Kur’ân okurken çokça ağlaması değil, insanların onun babası hakkında kötümser davranmaları endişesiydi. Âişe -radıyallahu anhâ-, içinde gizlediği maksadın tersini dışına yansıtmıştı. Müslim’in rivayetinde geldiği üzere ise Âişe -radıyallahu anhâ- şöyle demiştir: “Allah’a yemin olsun ki bu, babamın, Allah Rasûlü -sallallahu aleyhi ve sellem-’in makamına geçen ilk kimse olmasından kaynaklı olarak insanların kötümser davranmalarından endişe etmemden başka bir sebeple değildi. Ben babamı bundan iki yahut üç kez geri çevirdim. Bunun üzerine Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu: «Ebu bekir insanlara namazı kıldırsın. Hiç şüphe yok ki sizler, Yusuf -aleyhisselam-’ın zamanındaki kadınlar gibisiniz. Bu sözle kastedilen anlam, sizler içinizdekinin zıddını dışarı yansıtmak hususunda Yusuf -aleyhisselam-’ın zamanındaki kadınlar gibisiniz, demektir. Buradaki hitap şekli çoğul kipi ile yapılmış olsa da bununla kastedilen bir kişidir, o da sadece Âişe -radıyallahu anhâ-’dır. Yusuf -aleyhisselam-’ın zamanındaki kadınlarla kastedilen de Hafız’ın dediği gibi o zamanki Mısır Hükümdarının karısı Zeliha’dır. İki olay arasındaki benzerlik ise Zeliha, kadınları, onlara ikramda bulunmak için davet ettiğini zahiren ortaya koyarken onun asıl isteği, kadınların Yusuf -aleyhisselam-’ın güzelliğine bakmaları ve Yusuf’a olan sevgisi hususunda ona hak vermeleriydi. Âişe -radıyallahu anhâ-’nın, babasını imamlıktan uzaklaştırmasındaki sebep sadece Ebu Bekir’in Kur’ân okuduğu esnada çokça ağlaması sebebi ile cemaate sesini işittirememesi endişesi değil, insanların Ebu Bekir hakkında kötümser olmaları endişesi idi. Âişe, bunu açıkça beyan etmiştir. Rivayetin geldiği bazı yollar da şu şekildedir: “Beni, Ebu Bekir’i imamlıktan döndürmeye sevk eden şey, kalbimin, insanların Allah Rasûlü -sallallahu aleyhi ve sellem-’in makamına geçen kimseden hoşlanmaları hususunda rahat olmaması idi.

Kategoriler : Sahabenin Dereceleri -radıyallahu anhum- · Akide · Peygamber'in Hayatı · Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'in Vefatı · Sahabe · Biyografi ve Tarih

بسم الله الرحمن الرحيم Sal 15 Cemaziyelevvel
الثلاثاء 15 جمادى الأولى
بدر Dolunay Gün 16.6 / 29.5
Aydınlatma 96%
Yeni ay 13 gün içinde
الحمد لله Allah'a hamd olsun

إِنَّ ٱللَّهَ وَمَلَٰٓئِكَتَهُۥ يُصَلُّونَ عَلَى ٱلنَّبِىِّ ۚ يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ صَلُّوا۟ عَلَيْهِ وَسَلِّمُوا۟ تَسْلِيمًا

Allah'ı ve melekleri, Peygambere salat etmekte(onun şerefini gözetmeğe, şanını yüceltmeğe özen göstermekte)dir. Ey inananlar, siz de ona salat edin, (onun şanını yüceltmeğe özen gösterin); içtenlikle selam edin (ona esenlik dileyin).

Al-Ahzab 33:56

Peygamber'e Salavat Getirmek