Bana gerçekten büyük bir şey sordun. Ancak Allah’ın kolaylaştırdığı kimse için bu elbette …

İslam > Hadisler > Akide > Bana gerçekten büyük bir şey sordun. Ancak Allah’ın kolaylaştırdığı kimse için bu elbette …

Hadisi rivayet eden: Tirmizî, İbn Mâce ve Ahmed rivayet etmiştir

Bu hadis rivayet yollarının toplamı ile sahihtir

26 Ekim 2026 tarihinde 23h26 saatinde güncellendi

📖 3 dk okuma

Hadis metni: Bana gerçekten büyük bir şey sordun. Ancak Allah’ın kol…

عَنْ مُعَاذِ بْنِ جَبَلٍ رضي الله عنه قَالَ: كُنْتُ مَعَ النَّبِيِّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ فِي سَفَرٍ، فَأَصْبَحْتُ يَوْمًا قَرِيبًا مِنْهُ وَنَحْنُ نَسِيرُ، فَقُلْتُ: يَا رَسُولَ اللهِ أَخْبِرْنِي بِعَمَلٍ يُدْخِلُنِي الجَنَّةَ وَيُبَاعِدُنِي عَنِ النَّارِ، قَالَ: «لَقَدْ سَأَلْتَنِي عَنْ عَظِيمٍ، وَإِنَّهُ لَيَسِيرٌ عَلَى مَنْ يَسَّرَهُ اللَّهُ عَلَيْهِ، تَعْبُدُ اللَّهَ وَلاَ تُشْرِكْ بِهِ شَيْئًا، وَتُقِيمُ الصَّلاَةَ، وَتُؤْتِي الزَّكَاةَ، وَتَصُومُ رَمَضَانَ، وَتَحُجُّ البَيْتَ» ثُمَّ قَالَ: «أَلاَ أَدُلُّكَ عَلَى أَبْوَابِ الخَيْرِ: الصَّوْمُ جُنَّةٌ، وَالصَّدَقَةُ تُطْفِئُ الخَطِيئَةَ كَمَا يُطْفِئُ الْمَاءُ النَّارَ، وَصَلاَةُ الرَّجُلِ مِنْ جَوْفِ اللَّيْلِ» قَالَ: ثُمَّ تَلاَ: «{تَتَجَافَى جُنُوبُهُمْ عَنِ الْمَضَاجِعِ}، حَتَّى بَلَغَ {يَعْمَلُونَ}» ثُمَّ قَالَ: «أَلاَ أُخْبِرُكَ بِرَأْسِ الأَمْرِ كُلِّهِ وَعَمُودِهِ، وَذِرْوَةِ سَنَامِهِ؟» قُلْتُ: بَلَى يَا رَسُولَ اللهِ، قَالَ: «رَأْسُ الأَمْرِ الإِسْلاَمُ، وَعَمُودُهُ الصَّلاَةُ، وَذِرْوَةُ سَنَامِهِ الجِهَادُ» ثُمَّ قَالَ: «أَلاَ أُخْبِرُكَ بِمَلاَكِ ذَلِكَ كُلِّهِ؟» قُلْتُ: بَلَى يَا نَبِيَّ اللهِ، فَأَخَذَ بِلِسَانِهِ قَالَ: «كُفَّ عَلَيْكَ هَذَا» فَقُلْتُ: يَا نَبِيَّ اللهِ، وَإِنَّا لَمُؤَاخَذُونَ بِمَا نَتَكَلَّمُ بِهِ؟ فَقَالَ: «ثَكِلَتْكَ أُمُّكَ يَا مُعَاذُ، وَهَلْ يَكُبُّ النَّاسَ فِي النَّارِ عَلَى وُجُوهِهِمْ أَوْ عَلَى مَنَاخِرِهِمْ إِلاَّ حَصَائِدُ أَلْسِنَتِهِمْ».

Hadisin açıklaması: Bana gerçekten büyük bir şey sordun. Ancak Allah’ın kol…

Muâz -radıyallahu anh- şöyle demiştir: Bir yolculukta Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- ile beraberdim ve bir gün yürürken ona yaklaştım. "Ya Rasûlullah! Beni Cennet'e sokacak, Cehennem'den uzaklaştıracak bir ameli haber verir misin?" dedim. Şöyle dedi: “Bana nefisler üzerine ağır gelen, büyük bir amel sordun. Şüphesiz bu, Allah’ın kolaylaştırdığı kimse için kolay ve basittir. İslam'ın farzlarını yerine getir:

Birincisi: Yalnızca Allah'a ibadet eder ve O'na hiçbir şeyi ortak koşmazsın.

İkincisi: Gerekli şartları, rükünleri ve farzlarına riayet ederek bir gün ve gecede farz kılınan beş vakit namazı (sabah, öğle, ikindi, akşam ve yatsı) kılarsın.

Üçüncüsü: Farz olan zekâtı verirsin. Zekât; şer‘an belirlenmiş bir miktara ulaşan maldan, hak sahiplerine verilen malî bir ibadettir.

Dördüncüsü: Ramazan orucunu tutarsın. Oruç şafak vaktinden gün batımına kadar ibadet niyetiyle yeme, içme ve orucu bozan diğer şeylerden uzak durmaktır.

Beşincisi: Allah Teâlâ’ya ibadet maksadıyla menâsiki yerine getirmek için Mekke’ye giderek Beytullah’ı haccedersin.

Sonra Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu: Sana hayır kapılarına ulaştıran yolu göstereyim mi? Bu, farzların peşinden nafile ibadetleri yapmakla olur:

Birincisi: Nafile oruç tutmaktır. Bu, nefsin arzularını kırarak ve kuvveti azaltarak günahlardan sakınmayı sağlar.

İkincisi: Nafile sadaka vermektir. Bu, işlenmiş günahı söndürür, ortadan kaldırır ve izlerini siler.

Üçüncüsü: Gece yarısının son üçte birlik kısmında Teheccüd namazı kılmaktır. Sonra Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şu âyeti okudu: {Yanları uzaklaşır} yani kalkarlar {yataklardan} yani yattıkları yerlerden, namaz, zikir, Kur'an tilaveti ve dua ile {Rablerine anarlar} {korku ve umut ile, verdiğimiz rızıktan infak ederler. Hiç kimse, onlar için saklanan göz aydınlıklarını bilemez.} yani öyle nimetler ki, gözlerini o gün (kıyamet gününde) ve Cennet'te hoşnut edecek, gönüllerini ferahlatacaktır ve {yapmakta olduklarına karşılık olarak} verilecektir.

Daha sonra Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: “Sana dinin aslını, dayandığı direğini ve onun zirvesini haber vereyim mi?"

Muâz -radıyallahu anh- şöyle dedi: Evet, Ey Allah'ın Rasûlü!

Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu: “İşin başı İslâm’dır; bu da iki şehâdettir. Bu iki şehâdetle kişi dinin aslını elde eder.” Dinin direği namazdır; namazsız İslâm olmaz. Nasıl ki bir ev direksiz olmaz, o zaman namazsız din ayakta durmaz. Kim namaz kılarsa dini güçlü ve yüce olur. İslam'ın zirvesi ise cihaddır; yani Allah’ın kelimesini yüceltmek için din düşmanlarıyla savaşta gayret göstermektir.

Sonra Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle dedi:

“Sana bütün bunların sağlamlaştırıcısını ve tamamlayıcısını haber vereyim mi?” Bunun üzerine dilini tutarak şöyle dedi:

“İşte bunu koru! Seni ilgilendirmeyen şeyleri konuşma.” Muâz -radıyallahu anh- şöyle dedi: “Rabbimiz söylediğimiz her sözden dolayı bizi hesaba çeker ve bununla bizi cezalandırır mı?!”

Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: "Annen seni kaybetsin." Bu sözle kastı ona beddua etmek değildir; bu, Arapların dikkat çekmek ve bir konunun önemini vurgulamak için kullandığı bir ifadedir. Sonra sözlerine şöyle devam etmiştir: “İnsanları yüzüstü ateşe sürükleyip oraya atan şey, dilleri ile ekip biçtikleridir. Bunlar; küfür, iftira, hakaret, gıybet, koğuculuk, yalan isnat ve bunlara benzer sözlerdir.

Çıkarımlar: Bana gerçekten büyük bir şey sordun. Ancak Allah’ın kol…

Kategoriler : Akide · Allah'ın İsimleri ve Hükümleri · İslam

بسم الله الرحمن الرحيم Sal 15 Cemaziyelevvel
الثلاثاء 15 جمادى الأولى
بدر Dolunay Gün 16.5 / 29.5
Aydınlatma 97%
Yeni ay 13 gün içinde
لا حول ولا قوة إلا بالله Güç ve kuvvet ancak Allah'tandır

إِنَّ ٱللَّهَ وَمَلَٰٓئِكَتَهُۥ يُصَلُّونَ عَلَى ٱلنَّبِىِّ ۚ يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ صَلُّوا۟ عَلَيْهِ وَسَلِّمُوا۟ تَسْلِيمًا

Allah'ı ve melekleri, Peygambere salat etmekte(onun şerefini gözetmeğe, şanını yüceltmeğe özen göstermekte)dir. Ey inananlar, siz de ona salat edin, (onun şanını yüceltmeğe özen gösterin); içtenlikle selam edin (ona esenlik dileyin).

Al-Ahzab 33:56

Peygamber'e Salavat Getirmek