İslam > Hadisler > Akide > «Allah’ım! İyilikler yapmayı kötülüklerden el çekmeyi, yoksulları sevmeyi, beni bağışlayıp…
Sahih Hadis26 Ekim 2026 tarihinde 23h26 saatinde güncellendi
📖 3 dk okumaعن معاذ بن جبل رضي الله عنه قال: احتَبسَ عنَّا رسولُ الله صلى الله عليه وسلم ذات غداة من صلاة الصُّبح حتى كِدْنا نتراءى عينَ الشمس، فخرج سريعًا فثوَّب بالصلاة، فصلَّى رسول الله صلى الله عليه وسلم وتجوَّز في صلاته، فلمَّا سلَّم دعا بصوته فقال لنا: «على مَصَافِّكم كما أنتم» ثم انْفَتَل إلينا فقال: «أمَا إني سأحدِّثكم ما حبسني عنكم الغداة: إني قمتُ من الليل فتوضَّأت فصلَّيتُ ما قُدِّر لي فنعَستُ في صلاتي فاستثقلتُ، فإذا أنا بربي تبارك وتعالى في أحسن صورة، فقال: يا محمد قلت: لبَّيك ربِّ، قال: فيمَ يختصم الملأُ الأعلى؟ قلتُ: لا أدري ربِّ، قالها ثلاثا قال: «فرأيتُه وضع كفِّه بين كتفيَّ حتى وجدتُ بَردَ أنامله بين ثدييَّ، فتجلَّى لي كلُّ شيء وعرفتُ، فقال: يا محمد، قلتُ: لبَّيك ربِّ، قال: فيمَ يختصم الملأُ الأعلى؟ قلتُ: في الكَفَّارات، قال: ما هن؟ قلتُ: مشيُ الأقدام إلى الجماعات، والجلوسُ في المساجد بعد الصلوات، وإسباغُ الوضوء في المكروهات، قال: ثم فيمَ؟ قلت: إطعامُ الطعام، ولِينُ الكلام، والصلاةُ بالليل والناس نِيام. قال: سَلْ. قلت: اللهم إني أسألك فِعْلَ الخيرات، وتَرْكَ المنكرات، وحبَّ المساكين، وأن تغفر لي وترحمني، وإذا أردتَ فتنةً في قوم فتوفَّني غير مفتون، وأسألُك حبَّك وحبَّ مَن يحبُّك، وحبَّ عَمَلٍ يُقرِّب إلى حبِّك»، قال رسول الله صلى الله عليه وسلم: «إنها حقٌّ فادرسوها ثم تعلَّموها».
Muaz b. Cebel –radıyallahu anh- Nebi –sallallahu aleyhi ve sellem-’in bir gün sabah namazını kıldırmak için geç geldiğini haber veriyor. Öyle geç kalmıştı ki; namazı ancak güneşin doğmasına çok az kala kıldırabilmişti. Hızlı bir şekilde gelerek, kamet getirilmesini emretmiş, selam verdikten sonra sahabelere yerlerinde kalmalarını emrederek, namaza geç kalış sebebini beyan etmiştir. Nebi –sallallahu aleyhi ve sellem- gece kalkıp, abdest alarak yüce Allah’ın dilemesi ile namaz kılmış ve namaz esnasında uyuya kalmıştır. Uykusunda Rabbini en güzel surette görmüştür. Allah Teâlâ kendisine mukarreb/yakınlaştırılmış meleklerin hangi konuda konuştuklarını sormuş, Nebi –sallallahu aleyhi ve sellem- de bilmediğini beyan etmiştir. Bu soru ve cevap üç kere tekrarlandıktan sonra Allah Teâlâ avucunu Nebi –sallallahu aleyhi ve sellem-’in iki küreği arasına koymuş, o da yüce Allah’ın iki elinin parmak serinliğini iki memesi arasında hissetmiştir. Şüphesiz Nebi –sallallahu aleyhi ve sellem-’in Rabbini vasfettiği bu sıfatlar hak ve sıdk haberlerdir. Bu sıfatları tasdik edip, iman etmek gerekir. Zira yüce Allah’ın kendisini vasfettiği sıfatlara da böyle teşbih ve temsil etmeden iman etmek gerekir. Bu türden bazı sıfatları anlamakta zorluk çekenler yüce Allah’ın Kur’an-ı Kerim’de övdüğü ilimde derinleşenlerin söylediği gibi söylesinler. Onlar; “Ona inandık, hepsi Rabbimiz katındandır.” derler. Bilmediği konularda tekellüf ederek, zorlama yorumlar yapmalarına hiç gerek yoktur. Böyle yapması sonucu helak olabilirler. Mümin kimseler böyle ayet ve hadisler karşısında Allah ve Rasûlü bizlere böyle haber vermiştir. Allah ve Rasûlü doğru söylemiştir, derler. Bu tür ayet ve hadisler Mümin kimselerin imanını arttırır. Allah Teâlâ avucunu Nebi –sallallahu aleyhi ve sellem-’in iki küreği arasına koyunca her şey onun gözü önünde aydınlığa kavuşmuş, böylece kendisine sorulan cevabı bulmuştur. Cevaben; melekler kendi aralarında günahlara kefaret olan hususları konuşup tartışıyorlar demiştir. Meleklerin konuşup, tartışması bu amelleri yazıp göğe yükselmek için yarışmalarıdır. Yahut bu amellerin fazileti ve şerefi hakkında konuşmalarıdır. Bu hasletler; cemaatle namaz kılmak için camiye yürüyerek gitmek, zikir çekmek, Kur’an okumak, ilim öğrenip öğretmek için namazlardan sonra camide kalıp beklemek, abdesti güzelce alarak soğuk hava koşulları gibi zor durumlarda bunu yapmaktır. Ardından Rabbimiz Nebi –sallallahu aleyhi ve sellem-’e; "Melekler hangi konularda konuşup, tartışırlar." diye tekrardan sormuştur. Nebi –sallallahu aleyhi ve sellem- de: «Yemek yedirmek yumuşak söz söylemek, insanlar uyurken geceleyin namaz kılmak.» diye cevap vermiştir. Bunun üzerine: Allah Subhanehû ve Teâlâ: "Dile benden ne dilersen!" diye buyurmuş, o da; kendisine iyilikler yapmayı, kötülüklerden el çekmeyi, yoksul ve fakirleri sevdirmesini, bağışlayıp, rahmet etmesini dilemiştir. Bir topluma bir fitne gönderdiğinde kendisini o fitneye düşürmeksizin vefat ettirmesini, kendisini sevmeyi, onu sevenleri sevmeyi ve sevgisine yaklaştıran her ameli sevmeyi isteyip, niyaz etmiştir. Ardından Nebi –sallallahu aleyhi ve sellem- bu söylenenlerin hak ve gerçek olduğunu haber vermiş, sahabelere bunları kendilerine ders edinip öğrenmelerini de emretmiştir.
Kategoriler : Akide · Allah -Azze ve Celle-'ye İman · İsim ve Sıfat Tevhidi