"Üç kişiden başka beşikte konuşan (bebek) olmamıştır"

İslam > Hadisler > Akide > "Üç kişiden başka beşikte konuşan (bebek) olmamıştır"

Hadisi rivayet eden: Muttefekun Aleyh

Sahih Hadis

26 Ekim 2026 tarihinde 23h26 saatinde güncellendi

📖 2 dk okuma

Hadis metni: "Üç kişiden başka beşikte konuşan (bebek) olmamıştır"

عن أبي هريرة رضي الله عنه عن النبي صلى الله عليه وسلم قال: «لم يتكلَّم في المهد إلا ثلاثة: عيسى ابن مريم، وصاحب جرَيج، وكان جُريج رجلًا عابِدا، فاتخذ صَوْمَعَة فكان فيها، فأتته أمه وهو يصلي، فقالت: يا جريج، فقال: يا رَبِّ أُمِّي وصلاتي فأقبل على صلاته فانْصَرفت. فلمَّا كان من الغَدِ أتَتْهُ وهو يصلي، فقالت: يا جُريج، فقال: أي رَبِّ أمِّي وصلاتي، فأقبل على صلاته، فلمَّا كان من الغَدِ أتَتْهُ وهو يصلي، فقالت: يا جُريج، فقال: أي رَبِّ أمِّي وصلاتي، فأقبل على صلاته، فقالت: اللَّهُمَّ لاَ تُمِتْهُ حتى يَنظر إلى وجوه المُومِسَاتِ. فتذاكر بَنُو إسرائيل جُريجا وعبادته، وكانت امرأة بَغِيٌّ يُتَمَثَّلُ بحُسنها، فقالت: إن شِئتم لأَفْتِنَنَّهُ، فتَعرَّضت له، فلم يَلتَفت إليها، فأتت راعِيا كان يَأوِي إلى صَوْمَعَتِهِ، فَأَمْكَنَتْه من نَفسِها فوقع عليها، فحملت، فلمَّا ولدت، قالت: هو من جُريج، فَأتَوْهُ فَاسْتَنْزَلُوهُ وهدَمُوا صَومَعتَه، وجَعَلوا يَضربونه، فقال: ما شَأنُكم؟ قالوا: زَنَيْتَ بهذه البَغِيِّ فولَدَت منك. قال: أين الصَّبي؟ فجاؤَوا به فقال: دَعوني حتى أُصلَّي، فصلَّى فلمَّا انْصرف أتى الصَّبي فَطَعن في بَطنه، وقال: يا غُلام مَنْ أبوك؟ قال: فلانٌ الراعي، فأقبلوا على جُريج يقبلونه ويَتمسَّحون به، وقالوا: نَبْنِي لك صَوْمَعَتَكَ من ذهب. قال: لا، أعِيدُوها من طين كما كانت، ففعلوا. وبينا صبي يَرضع من أُمِّهِ فمرَّ رجل راكب على دابة فَارِهة وَشَارَةٍ حسَنَة، فقالت أمه: اللهم اجعل ابْني مثل هذا، فَترك الثَّدْي وأقْبَلَ إليه فنَظَر إليه، فقال: اللَّهم لا تجعلني مثْلَه، ثم أقْبَلَ على ثَدْيه فجعل يَرتضع»، فكأني أنظر إلى رسول الله صلى الله عليه وسلم وهو يَحكي ارتْضَاعه بِأصْبَعِهِ السَّبَّابَة في فِيه، فجعل يَمُصُّهَا، قال: «ومَرُّوا بجارية وهم يَضْرِبُونها، ويقولون: زَنَيْتِ سَرقت، وهي تقول: حَسبي الله ونعم الوكيل. فقالت أمه: اللَّهم لا تجعل ابني مِثلها، فترك الرَّضاع ونظر إليها، فقال: اللَّهم اجعلني مِثْلَها، فَهُنَالك تَرَاجَعَا الحديث، فقالت: مرَّ رجلٌ حَسَنُ الهَيْئَةِ ، فقلت: اللَّهم اجعل ابْنِي مِثْلَه، فقلت: اللَّهم لا تَجْعَلْنِي مِثْله، ومَرُّوا بهذه الأَمَة وهم يَضربونها ويقولون: زَنَيْتِ سَرقت، فقلت: اللَّهم لا تجعل ابني مِثلها، فقلت: اللَّهم اجعلني مِثلها؟! قال: إن ذلك الرَّجُل كان جبَّارا، فقلت: اللَّهم لا تجعلني مِثْله، وإن هذه يقولون: زَنَيْتِ، ولم تَزْنِ وسَرقْتِ، ولم تَسْرِقْ، فقلت: اللَّهم اجْعَلْنِي مِثْلَهَا».

Hadisin açıklaması: "Üç kişiden başka beşikte konuşan (bebek) olmamıştır"

Müellif –Allah ona rahmet etsin- Ebu Hureyre -radıyallahu anh-'ın Peygamber efendimiz –sallallahu aleyhi ve sellem-'den rivayet ettiği hadiste Allah Rasûlü -sallallahu aleyhi ve selem-'in şöyle buyurduğunu zikretmiştir: Üç kişiden başka beşikte konuşan olmamıştır. Birincisi: Meryem oğlu İsa –sallallahu aleyhi ve sellem-'dir. Meryem oğlu İsa Allah Azze ve Celle’nin mucizelerinden olup, beşikteyken konuşmuştur. İkincisi: Cureyc’e nispet edilen çocuktur. Cureyc ibadete düşkün bir kimseydi. Allah Azze ve Celle onu kendisine atmak istedikleri töhmetten temize çıkarmıştır. Bu mucizeyi onun kerameti olarak göstermiş ve beşikteki çocuğun konuşmasını sağlayarak ona atılan iftiradan onu temizlemiştir. Üçüncü olarak beşikte konuşan çocuk ise; güzel ve yetenekli bir ata binmiş, iyi giyinmiş ve yakışıklı bir adam oradan geçince annesini emen çocuktur. Allah Rasûlü –sallallahu aleyhi ve sellem- annesinin memesini emen çocuğun durumunu temsil ederken işaret parmağını ağzına alıp onu emerek hakikatte nasıl olduğunu anlatmıştır. Çocuk: Ey Allahım! Beni onun gibi yapma! dedi. Sonra o, çocuğu emziren kadının yanından bir cariye geçirdiler ki o cariyeyi götürenler, onu hem dövüyorlar hem de: Sen zina ettin! Sen hırsızlık yaptın! diye söyleniyorlardı. O cariye ise: Allah bana yeter! O ne güzel vekildir! diyordu. Çocuğun annesi Çocuğunu emzirirken Ey Allahım! Benim çocuğumu onun gibi yapma! Dedi. Çocuk yine annesinin memesini bıraktı da o cariyeye baktı ve Ey Allah'ım! Beni onun gibi yap! dedi. Annesiyle karşılıklı konuşmaya başladılar. Annesi yakışıklı bir adamın yanından geçtim ya da o benim yanımdan geçti, onu görünce ben: Ey Allah'ım! Benim çocuğumu da onun gibi yap! dedim, sen ise: Ey Allah'ım! Beni onun gibi yapma! dedin. Çocuk ise evet dedi. Kuşkusuz o adam kibirli, zalim biri idi. Ben de: Ey Allah'ım! Beni onun gibi yapma! dedim. Şüphesiz o kadına gelince; zina etmediği halde, zina ettin! Hırsızlık yapmadığı halde, hırsızlık yaptın! diyorlardı. O, ise Allah bana yeter! O ne güzel vekildir! diyordu. Ben de: Ey Allah'ım! Beni onun gibi yap! dedim. Yani işimi Allah’a döndürerek zinadan ve hırsızlıktan beni temiz kıl anlamındadır. Kadının şu sözünde olduğu gibi; Allah bana yeter! O ne güzel vekildir.

Kategoriler : Akide · Tarih · Geçmiş Ümmetlerin Kıssaları ve Halleri · Rasûllere İman · Biyografi ve Tarih · Velilerin Kerametleri

بسم الله الرحمن الرحيم Sal 15 Cemaziyelevvel
الثلاثاء 15 جمادى الأولى
بدر Dolunay Gün 16.5 / 29.5
Aydınlatma 97%
Yeni ay 13 gün içinde
الحمد لله Allah'a hamd olsun

إِنَّ ٱللَّهَ وَمَلَٰٓئِكَتَهُۥ يُصَلُّونَ عَلَى ٱلنَّبِىِّ ۚ يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ صَلُّوا۟ عَلَيْهِ وَسَلِّمُوا۟ تَسْلِيمًا

Allah'ı ve melekleri, Peygambere salat etmekte(onun şerefini gözetmeğe, şanını yüceltmeğe özen göstermekte)dir. Ey inananlar, siz de ona salat edin, (onun şanını yüceltmeğe özen gösterin); içtenlikle selam edin (ona esenlik dileyin).

Al-Ahzab 33:56

Peygamber'e Salavat Getirmek