"Ey insanlar! Bilen, bildiğini söylesin. Bilmeyen de "Allah en doğrusunu bilir." desin. Zi…

İslam > Hadisler > Faziletler ve adaplar > "Ey insanlar! Bilen, bildiğini söylesin. Bilmeyen de "Allah en doğrusunu bilir." desin. Zi…

Hadisi rivayet eden: Buhârî rivayet etmiştir

Sahih Hadis

26 Ekim 2026 tarihinde 23h26 saatinde güncellendi

📖 2 dk okuma

Hadis metni: "Ey insanlar! Bilen, bildiğini söylesin. Bilmeyen de "A…

عن مسروق، قال: دخَلْنَا على عبد الله بن مسعود رضي الله عنه فقال: يا أيها الناس، من عَلِم شيئا فَلْيَقُلْ به، ومن لم يَعْلَم، فَلْيَقُلْ: الله أعلم، فإن من العلم أن يقول لما لا يَعْلَم: الله أعلم. قال الله تعالى لنبيه صلى الله عليه وسلم : (قل ما أسألكم عليه من أجر وما أنا من المتكلفين).

Hadisin açıklaması: "Ey insanlar! Bilen, bildiğini söylesin. Bilmeyen de "A…

Hadisin manası: Eğer bir insan bildiği bir şeyden sorulursa onu gizlemesin, insanlara beyan etsin. Ama bilmediği bir şeyden sorulduğunda da "Allah en doğrusunu bilir." desin cevap vermek için tekellüfe girmesin. Zira insanın bilmediği konuda "Allah en doğrsunu bilir." demesi de bir ilimdir. Yani insanın bilmediği şey konusunda ‘’Allah en iyi bilir.’’ demesi ilimdendir. Çünkü ben bilmiyorum diyen ve bilmeyen gerçek âlimdir. O kendi kadrinin ne kadar olduğunu bilir, makamının derecesini bilir ve cahil olduğunu bilir, bilmediği bir şey için de ‘’Allah en doğrusunu bilir." dedi. Müslim’deki lafızda: ’’Çünkü O, sizden biriniz için bilmediğini bilmiyorum demek hususunda ‘’Allah en iyi bilir’’ demeyi en iyi bilendir. Manası: Bir kişinin ilmi için en güzel, en tam ve en faydalı olan bilmediği bir şey için ‘’Allah en iyi bilir.’’ demesidir. Ardından İbn Mesûd –radıyallahu anh- Allah Teâlâ’nın şu sözünü delil olarak kullanmıştır: (De ki: Kur'ân'ı tebliğden ötürü sizden bir ücret istemiyorum. Ben, kendiliğinden bir şeyler uydurup size tekellüfe girenlerden de değilim.) Yani: Size getirdiğim vahiy sebebiyle sizden bana bir şey vermenizi istemiyorum. Ben size hayrı gösteriyorum ve sizi Allah -Azze ve Celle-’ye davet ediyorum. Ben tekellüfe girenlerden de değilim. Size zorluk çıkaran ve ilimsiz konuşanlardan değilim. Sonuç olarak: Şüphesiz ki kişiye işin ehli olması hariç fetva vermesi caiz değildir. Ancak Allah Teâlâ o kimseyi insanlara fetva vererek ve irşad ederek dosdoğru yola hidayet bulmaları için bir önder tayin ederse o başkadır. Eğer Allah dilemezse fetva vermedeki cüreti ona fayda vermez, dünyada ve ahirette onun üzerine vebal olur. Mataliu'l-Envâr alâ Sıhâh'il-Asâr: (4/439). İbn Useymin’in Riyazu's-Salihin Şerhi: (6/391,392)

Kategoriler : Dinî Adaplar · Âlim ve Öğrenci Adabı · Faziletler ve Adaplar

بسم الله الرحمن الرحيم Çar 16 Cemaziyelevvel
الأربعاء 16 جمادى الأولى
أحدب متناقص Azalan Şişkin Gün 16.7 / 29.5
Aydınlatma 96%
Yeni ay 13 gün içinde
لا حول ولا قوة إلا بالله Güç ve kuvvet ancak Allah'tandır

إِنَّ ٱللَّهَ وَمَلَٰٓئِكَتَهُۥ يُصَلُّونَ عَلَى ٱلنَّبِىِّ ۚ يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ صَلُّوا۟ عَلَيْهِ وَسَلِّمُوا۟ تَسْلِيمًا

Allah'ı ve melekleri, Peygambere salat etmekte(onun şerefini gözetmeğe, şanını yüceltmeğe özen göstermekte)dir. Ey inananlar, siz de ona salat edin, (onun şanını yüceltmeğe özen gösterin); içtenlikle selam edin (ona esenlik dileyin).

Al-Ahzab 33:56

Peygamber'e Salavat Getirmek