«(Diğer) İnsanlara karşı üç şeyle faziletli (üstün) kılındık: Saflarımız meleklerin saflar…

İslam > Hadisler > Fkh ve fkh usulu > «(Diğer) İnsanlara karşı üç şeyle faziletli (üstün) kılındık: Saflarımız meleklerin saflar…

Hadisi rivayet eden: Müslim rivayet etmiştir

Sahih Hadis

26 Ekim 2026 tarihinde 23h26 saatinde güncellendi

📖 2 dk okuma

Hadis metni: «(Diğer) İnsanlara karşı üç şeyle faziletli (üstün) kıl…

عن حذيفة رضي الله عنه مرفوعًا: «فُضِّلْنَا على الناس بِثَلاث: جُعِلَت صُفُوفَنا كصفُوف الملائِكة، وجُعلت لنَا الأرض كُلُّها مسجدا، وجُعلت تُرْبَتُهَا لنا طَهُورا، إذا لم نَجِد الماء. وذَكر خِصْلَة أُخرى».

Hadisin açıklaması: «(Diğer) İnsanlara karşı üç şeyle faziletli (üstün) kıl…

Bu hadis; bu ümmetin izzetinden ve diğer ümmetlere karşı üstün kılınmasının bazı özelliklerinden bahsetmektedir. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in: «İnsanlara karşı üç şeyle faziletli (üstün) kılındık» sözünün anlamı; Allah Teâlâ bizleri üç özellikle geçmiş bütün ümmetlerin tamamından üstün kıldı demektir. Bu ümmetin özellikleri bu üç şeyle sınırlı değildir. Çünkü Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'in üzerine bu ümmetin özellikleri peyderpey iniyordu. Münasip olan ortamda kendisine indirildiğinde haber veriyordu. «Saflarımız meleklerin safları düzeninde kılındı.» Namazda saf tutuşumuz meleklerin, Rabbi önünde durmasıyla aynıdır. Onlar önce ön safı doldurur. Sonra ardından gelen safa geçerlerdi. Sonra da Ebû Davud'un Süneni'nde ve diğer kaynaklarda açıkça geldiği gibi safları sık tutarlardı: «Meleklerin Rableri huzurunda safta sıkı durdukları gibi dursanıza!» Bizler: "Ya Rasûlallah! Melekler Rablerinin huzurunda nasıl saf tutarlar?" diye sorduk. Şöyle buyurdu: «Onlar öndeki safları tamamlayıp birbirine perçinlenmiş gibi bitişik dururlar.» buyurdu. Ancak geçmiş ümmetlerde bu böyle değildir. Onlar namazda ittifak ettikleri gibi duruyorlardı. «Yeryüzünün tamamı bize mescid kılındı. Toprak bize, su bulamadığımız zaman, tahûr (temiz ve temizleyici) kılındı.» Yani, Allah Teâlâ, bütün yeryüzünü namaz kılmak için elverişli kıldı. Nerede vakit girerse o mekanda namaz kılınır. Bu ümmete kolaylık ve rahatlık olsun diye bir mekanda kılınıp başka bir yerde kılınması yasaklanmamıştır. Ancak geçmiş ümmetler kiliselerde ve sinagoglarda kılıyordu. İmam-ı Ahmed'de bu hadisin bazı rivayetlerinde şöyle gelmektedir: «Benden öncekiler kiliselerinde namaz kılıyorlardı.» Başka bir rivayette, «Benden önce hiç bir Nebi mihrabına ulaşmadan namazını kılmazdı.» Ancak bu hadisin genelinden tuvalet, banyo, deve barınakları ve necis yerler gibi Allah -Azze ve Celle-'nin namaz kılınmasını yasakladığı yerler müstesna tutulmuştur. «Toprak bize, su bulamadığımız zaman, tahûr (temiz ve temizleyici) kılındı» Yani; teyemmüm yapmaya geçmek suyun bulunamaması şartına bağlıdır. Kur'an'da buna delâlet etmektedir. Allah Teâlâ şöyle buyurmuştur: "Su bulamadığınız takdirde temiz toprakla teyemmüm edin." (Nisa Suresi: 43) İlim ehlinin bunda icması vardır. Su bulamayana, suyun kullanılması kendisine zarar veren kimse dahil edilir. "Başka bir özellik de zikretti" iki özellik yeryüzünün mescid kılınması ve temiz kılınması bir özellik olarak zikredilmiştir. Burada üçüncü özellik gizlenmiş ve zikredilmemiştir. Nesaî'deki Ebû Mâlikten aktarılan rivayette şöyle denilmiştir: «Arş’ın altındaki bir hazineden bana Bakara Suresi'nin son iki ayeti verildi. Bu, benden önce hiç kimseye verilmedi ve benden sonra hiç kimseye verilmeyecektir.»

Kategoriler : İbadet Fıkhı · Taharet · Fıkıh ve Fıkıh Usûlü · Teyemmüm

بسم الله الرحمن الرحيم Sal 15 Cemaziyelevvel
الثلاثاء 15 جمادى الأولى
بدر Dolunay Gün 16.5 / 29.5
Aydınlatma 97%
Yeni ay 13 gün içinde
الحمد لله Allah'a hamd olsun

إِنَّ ٱللَّهَ وَمَلَٰٓئِكَتَهُۥ يُصَلُّونَ عَلَى ٱلنَّبِىِّ ۚ يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ صَلُّوا۟ عَلَيْهِ وَسَلِّمُوا۟ تَسْلِيمًا

Allah'ı ve melekleri, Peygambere salat etmekte(onun şerefini gözetmeğe, şanını yüceltmeğe özen göstermekte)dir. Ey inananlar, siz de ona salat edin, (onun şanını yüceltmeğe özen gösterin); içtenlikle selam edin (ona esenlik dileyin).

Al-Ahzab 33:56

Peygamber'e Salavat Getirmek