İslam > Hadisler > Fkh ve fkh usulu > (Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-, asıl manası kastedilmeden dille söylenen o meşh…
Sahih Hadis26 Ekim 2026 tarihinde 23h26 saatinde güncellendi
📖 1 dk okumaعن عائشة رضي الله عنها قالت: «حَجَجْنَا مع النبي صلى الله عليه وسلم فَأَفَضْنَا يوم النَّحْرِ، فحاضت صَفِيَّةُ، فأراد النبي صلى الله عليه وسلم منها ما يريد الرجل من أهله، فقلت: يا رسول الله، إنها حائض، قال: أَحَابِسَتُنَا هي؟ قالوا: يا رسول الله، إنها قد أفاضت يوم النَّحْرِ، قال: اخْرُجُوا». وفي لفظ: قال النبي صلى الله عليه وسلم : «عَقْرَى، حَلْقَى، أطافت يوم النَّحْرِ؟ قيل: نعم، قال: فَانْفِرِي».
Âişe -radıyallahu anha- veda haccında Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- ile birlikte hac yaptıklarını zikretmiştir. Hac ibadetlerini bitirdiklerinde Kâbe'ye gelip ifâda (hac) tavafını yaptılar. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in zevcesi Safiyye -radıyallahu anha- da onlarla birlikteydi. İnsanların Mina'dan ayrılacakları gün geldiğinde Safiyye -radıyallahu anha- hayız oldu. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- erkeğin hanımından istediği şeyi yapmak için geldi. Âişe -radıyallahu anha- Safiyye -radıyallahu anha-'nın hayız olduğunu haber verdi. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- onun, ifâda tavafını yapmadan önce hayız olduğunu zannetti. Çünkü ifâda tavası haccın olmazsa olmaz rukünlerindendir. Temizlenip tavaf yapana kadar onların Mekke'den çıkmalarına mani olacaktı. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- asıl manası kastedilmeden dille söylenen o meşhur sözü söyledi. (Allah onu yaralasın, boğazında acı hissetsin). Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-: «O, hayızından temizlenip haccın tavafını yapana kadar bizim buradan gitmemizi engelledi mi?» Oradakier, onun hayız olmadan önce ifâda tavafını yaptığını haber verdiler. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-, Safiyye -radıyallahu anha-'ya; «O halde hareket et!» dedi. Safiyye -radıyallahu anha-'nın üzerine yapması gereken sadece veda tavafı kalmıştı. Ancak veda tavafını terketmek hususunda mazereti vardı.
Kategoriler : İbadet Fıkhı · Hac ve Umre · Fıkıh ve Fıkıh Usûlü · Haccın Rükünleri