"Artık bu kadın üzerinde senin hâkimiyetine hiçbir yol kalmadı." buyurdu. Lanetleşen erkek…

İslam > Hadisler > Fkh ve fkh usulu > "Artık bu kadın üzerinde senin hâkimiyetine hiçbir yol kalmadı." buyurdu. Lanetleşen erkek…

Hadisi rivayet eden: Muttefekun Aleyh

Sahih Hadis

26 Ekim 2026 tarihinde 23h26 saatinde güncellendi

📖 2 dk okuma

Hadis metni: "Artık bu kadın üzerinde senin hâkimiyetine hiçbir yol…

عن عبد الله بن عمر رضي الله عنهما مرفوعاً: «أن فلان بن فلان قال: يا رسول الله، أرأيت أن لو وجد أحدنا امرأته على فاحشة، كيف يصنع؟ إن تكلم تكلم بأمر عظيم، وإن سَكَتَ سَكَتَ على مثل ذلك.
قال: فسكت النبي صلى الله عليه وسلم فلم يُجبه.
فلما كان بعد ذلك أتاه فقال: إن الذي سألتك عنه قد ابتليت به. فأنزل الله عز وجل هؤلاء الآيات في سورة النور ?والذين يرمون أزواجهم...? فتلاهن عليه ووعظه وذكره. وأخبره أن عذاب الدنيا أهون من عذاب الآخرة. فقال: لا، والذي بعثك بالحق، ما كذبتُ عليها. ثم دعاها، فوعظها، وأخبرها: أن عذاب الدنيا أهون من عذاب الآخرة. فقالت: لا، والذي بعثك بالحق، إنه لكاذب. فبدأ بالرجل؛ فشهد أربع شهادات بالله: إنه لمن الصادقين، والخامسة: أن لعنة الله عليه إن كان من الكاذبين. ثم ثَنَّى بالمرأة. فشهدت أربع شهادات بالله: إنه لمن الكاذبين، والخامسة: أن غضب الله عليها إن كان من الصادقين. ثم فرق بينهما.
ثم قال: إن الله يعلم أن أحدكما كاذب فهل منكما تائب؟ -ثلاثا-»، وفي لفظ «لا سبيل لك عليها. قال: يا رسول الله، مالي؟ قال: لا مال لك: إن كنت صدقت عليها فهو بما استحللت من فرجها، وإن كنت كذبت فهو أبعد لك منها».

Hadisin açıklaması: "Artık bu kadın üzerinde senin hâkimiyetine hiçbir yol…

Bu kıssanın sahibi olan, sanki hanımından şüphelenmişti. Onun zinaya düşmesinden korktu ve bu işte ne yapacağını bilemedi. Çünkü o hanımına zina iftirası atsa ve delil getiremezse kendisine iftira haddi uygulanır. Eğer susarsa bu da deyyusluk ve utanç verici bir şeydir. Bu düşüncelerini Peygamber –sallallahu aleyhi ve sellem-’e açıkladı. Olmadan önce soru sorulmasını kerih gördüğü için cevap vermedi. Çünkü bu şerrin gelmesinde acele etmek ve ona kapı açmaktır. Buna ilave olarak bu konuda Peygamber –sallallahu aleyhi ve sellem-’e bir şey inmemiştir. Bundan sonra soruyu soran bu zinayı gördü ve Allah onun ve hanımının hakkında hükmünü beyan eden ayetleri indirdi. Bu ayetler Nur Suresi'nden 6. Ayettir. “Kendi eşlerini zina ile suçlayan fakat kendilerinden başka şâhidleri olmayan kimselere gelince…” Sonra Rasûlullah –sallallahu aleyhi ve sellem- adamı çağırdı bu ayetleri okudu, vaaz ve nasihatte bulundu. Eğer hanımına zina iftirasını atmada yalancı ise dünya azabı -o da kadına atılan zina iftirası sebebiyle erkeğe uygulanacak had cezasıdır- Ahiret azabından daha hafiftir. Hanımına zina iftirası etmediği ve yalan söylemediği için yemin etti. Sonra kadına nasihatte bulundu ve ona dünya azabının –o da (kadının yaptığı zinanın) cezası olan recim/taşlama- dır. Ahiret azabından daha hafif olduğunu haber verdi. Kadın kocasının yalancı olduğu konusunda Allah’a yemin etti. O vakit Nebi –sallallahu aleyhi ve sellem- Allah’ın başladığı gibi yani kocadan başladı. Karısının zina yaptığı hakkında doğru söylediğine dair dört defa yemin etti. Beşincisinde de eğer yalan söylüyorsa Allah’ın lanetinin kendi üzerine olması için yemin etti. Sonra da ikinci olarak kadınla devam etti. Kadın erkeğin gerçekten yalancılardan olduğuna dair Allah’a dört defa yemin etti ve beşincisinde şayet o erkek doğru söyleyenlerden ise Allah’ın gazabının kendi üzerine olmasını diledi. Sonra da onları ebedi bir şekilde/bir daha evlenemeyecekleri şekilde ayırdı. İkisinden biri yalancı olmasına rağmen, Nebi –sallallahu aleyhi ve sellem- onlara tövbe etmeleri için imkân sundu. Koca verdiği mihrini geri istedi. O mal sana ait değildir. Eğer sen zina isnadında doğru olsan bile sen o kadınla o mal mukabilinde cima etmiştin (böylece kadın onun hepsini hak etmiş oldu). Eğer sen zina isnadında yalancı isen ve büyük iftirayı atmış isen o mal senden daha uzaktır, buyurdu.

Kategoriler : Aile Fıkhı · Liân · Fıkıh ve Fıkıh Usûlü

بسم الله الرحمن الرحيم Sal 15 Cemaziyelevvel
الثلاثاء 15 جمادى الأولى
بدر Dolunay Gün 16.6 / 29.5
Aydınlatma 96%
Yeni ay 13 gün içinde
اللهم صل على محمد Allah'ım Muhammed'e salat et

إِنَّ ٱللَّهَ وَمَلَٰٓئِكَتَهُۥ يُصَلُّونَ عَلَى ٱلنَّبِىِّ ۚ يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ صَلُّوا۟ عَلَيْهِ وَسَلِّمُوا۟ تَسْلِيمًا

Allah'ı ve melekleri, Peygambere salat etmekte(onun şerefini gözetmeğe, şanını yüceltmeğe özen göstermekte)dir. Ey inananlar, siz de ona salat edin, (onun şanını yüceltmeğe özen gösterin); içtenlikle selam edin (ona esenlik dileyin).

Al-Ahzab 33:56

Peygamber'e Salavat Getirmek