"Eğer buralı/Medineli olsaydınız canınızı yakardım. Zira siz, Rasûlullah'ın mescidinde ses…

İslam > Hadisler > Fkh ve fkh usulu > "Eğer buralı/Medineli olsaydınız canınızı yakardım. Zira siz, Rasûlullah'ın mescidinde ses…

Hadisi rivayet eden: Buhârî rivayet etmiştir

Sahih Hadis

26 Ekim 2026 tarihinde 23h26 saatinde güncellendi

📖 1 dk okuma

Hadis metni: "Eğer buralı/Medineli olsaydınız canınızı yakardım. Zir…

وعن السائب بن يزيد الصحابي رضي الله عنه قال: كنت في المسجد فَحَصَبَنِي رَجُل، فنظرت فإذا عمر بن الخطاب رضي الله عنه فقال: اذهب فَأتِنِي بِهذَينِ، فَجِئْتُهُ بهما، فقال: من أين أنتما؟ فقالا: من أهل الطائف، فقال: لو كُنْتُمَا من أهل البلد، لأَوْجَعْتُكُمَا، تَرْفَعَان أصْوَاتَكُما في مسجد رسول الله صلى الله عليه وسلم !

Hadisin açıklaması: "Eğer buralı/Medineli olsaydınız canınızı yakardım. Zir…

Es-Sâib b. Yezîd -radıyallahu anh- bizlere yaşadığı bir olayı anlatıyor. İki adam Allah Rasûlü –sallallahu aleyhi ve sellem-’in mescidinde yüksek sesle konuşmaktadır. Ömer b. El-Hattab onları duyunca Es-Sâib b. Yezîd -radıyallahu anh-’a çakıl taşı atar. Böyle yaparak, kendisinden o iki adamı yanına getirmesini talep etmektedir. Es-Sâib b. Yezîd -radıyallahu anh- devamla şöyle demektedir: “Ben de gittim, onları tutup getirdim. Ömer onlara 'Nerelisiniz?' diye sordu. Onlar da 'Taifli'yiz' diye cevap verdiler. Bunun üzerine Ömer “Eğer buralı/Medineli olsaydınız canınızı yakardım. Zira siz, Rasûlullah'ın mescidinde sesinizi yükseltiyorsunuz.” Dedi. Yani sizler şayet Medineli olsaydınız Mescid-i Nebevi'de yüksek sesle konuşmanızdan dolayı sizi cezalandırırdım. Ne var ki, buralı olmadığınız ve konuyu bilmediğiniz için sizleri mazur görmekteyim, manasına gelmektedir. Zira o iki adamın konumunda olan kimseler dini hükümlerin bazılarını bilmeyebilirler.

Kategoriler : İbadet Fıkhı · Namaz · Fıkıh ve Fıkıh Usûlü · Cami Ahkamı

بسم الله الرحمن الرحيم Sal 15 Cemaziyelevvel
الثلاثاء 15 جمادى الأولى
بدر Dolunay Gün 16.5 / 29.5
Aydınlatma 97%
Yeni ay 13 gün içinde
اللهم صل على محمد Allah'ım Muhammed'e salat et

إِنَّ ٱللَّهَ وَمَلَٰٓئِكَتَهُۥ يُصَلُّونَ عَلَى ٱلنَّبِىِّ ۚ يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ صَلُّوا۟ عَلَيْهِ وَسَلِّمُوا۟ تَسْلِيمًا

Allah'ı ve melekleri, Peygambere salat etmekte(onun şerefini gözetmeğe, şanını yüceltmeğe özen göstermekte)dir. Ey inananlar, siz de ona salat edin, (onun şanını yüceltmeğe özen gösterin); içtenlikle selam edin (ona esenlik dileyin).

Al-Ahzab 33:56

Peygamber'e Salavat Getirmek