Kûfeliler(in bir kısmı vâli) Sa'd b. Ebû Vakkâs'ı (halife) Ömer İbnu'l-Hattâb -radıyallahu…

İslam > Hadisler > Fkh ve fkh usulu > Kûfeliler(in bir kısmı vâli) Sa'd b. Ebû Vakkâs'ı (halife) Ömer İbnu'l-Hattâb -radıyallahu…

Hadisi rivayet eden: Muttefekun Aleyh

Sahih Hadis

26 Ekim 2026 tarihinde 23h26 saatinde güncellendi

📖 2 dk okuma

Hadis metni: Kûfeliler(in bir kısmı vâli) Sa'd b. Ebû Vakkâs'ı (hali…

عن جابر بن سمرة رضي الله عنهما قال: شكا أهل الكوفة سعدًا يعني: ابن أبي وقاص رضي الله عنه إلى عمر بن الخطاب رضي الله عنه فعزله، واستعمل عليهم عمارًا، فشَكَوا حتى ذكروا أنه لا يُحسن يصلي، فأرسل إليه، فقال: يا أبا إسحاق، إن هؤلاء يزعمون أنك لا تُحسن تصلي، فقال: أمَّا أنا والله فإني كنت أصلي بهم صلاة رسول الله صلى الله عليه وسلم لا أَخْرِمُ عنها، أصلي صلاتَي العشاء فأَرْكُدُ في الأُولَيَيْنِ، وأُخِفُّ في الأُخْرَيَيْنِ. قال: ذلك الظن بك يا أبا إسحاق، وأرسل معه رجلًا -أو رجالًا- إلى الكوفة يسأل عنه أهل الكوفة، فلم يَدَعْ مسجدًا إلا سأل عنه، ويُثْنُونَ معروفًا، حتى دخل مسجدًا لبني عَبْسٍ، فقام رجل منهم، يقال له أسامة بن قتادة، يكنى أبا سَعْدَةَ، فقال: أما إذ نشدتنا فإن سعدًا كان لا يسير بالسَّرية ولا يَقْسِم بالسَّوية، ولا يَعْدِل في القضية. قال سعد: أما والله لأدعون بثلاث: اللهم إن كان عبدك هذا كاذبًا، قام رِياء، وسُمعة، فأطل عمره، وأطل فقره، وعرضه للفتن. وكان بعد ذلك إذا سئل يقول: شيخ كبير مفتون، أصابتني دعوة سعد. قال عبد الملك بن عمير الراوي عن جابر بن سمرة: فأنا رأيته بعد قد سقط حاجباه على عينيه من الكبر، وإنه ليتعرض للجواري في الطرق فيَغْمِزُهُنَّ.

Hadisin açıklaması: Kûfeliler(in bir kısmı vâli) Sa'd b. Ebû Vakkâs'ı (hali…

Ömer İbnu'l-Hattâb -radıyallahu anh- Sa'd b. Ebû Vakkâs -radıyallahu anh-'ı Kûfe'ye vali olarak tayin etti. Kûfeliler(in bir kısmı vâli) Sa'd b. Ebû Vakkâs'ı (halife) Ömer İbnu'l-Hattâb -radıyallahu anh-'a şikâyet ettiler. Hatta "Sa'd namaz kıldırmasını bile bilmiyor" demeye kadar vardırmışlardı. Nasıl olurki Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem-'in cennete gireceğine şahitlik ettiği bu değerli sahabi namaz kıldırmayı bilemezdi. Ömer, adam gönderip Sa'd'ı Medineye getirtti ve: Kûfe ehli senin namaz kıldırmayı bile bilmediğini iddia ediyorlar, dedi. Bunun üzerine Sa'd -radıyallahu anh- Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem-'in namazı gibi namaz kıldırdığını haber verdi. Yatsı namazını zikretti sanki -En doğrusunu Allah bilir- şikayet bu namaz ile alakalıydı. Şüphesiz ki ben Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem-'in namazı gibi namaz kıldırdım ondan hiçbir şeyi eksik bırakmadım. Yatsı namazını kıldırırken ilk iki rekatta uzunca ayakta durur, son iki rekati de hafif tutarım, dedi. Ömer: Senden bizim beklediğimiz de aslında budur, Ey Ebû İshak, diyerek onu tezkiye etti. Çünkü ondan beklenilen buydu. O iyi bir şekilde namaz kılmayı biliyordu ve o, Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem-'in namazını emrederek kavmine namaz kıldırıyordu. Bununla birlikte Ömer -radıyallahu anh- bu meseleyi araştırdı. Çünkü o mesuliyeti üstlenmiş ve mesuliyetin kadrini biliyordu. Sonra, birkaç adamı Kûfeye gönderdi. Görevli kişiler Kûfelilerden Sa'd'ın durumunu soruşturdu ve bu kimseler hangi mescide girerse girsinler Sad hakkında hep övgü dolu sözler duydular. En sonunda Absoğulları mescidine gittiler (ve herkesi Sa'd hakkında bildiklerini Allah için söylemeye davet ettiler). Onlar arasından bir adam kalktı ve şöyle dedi: Mâdem ki bize Allah adını verdin, söyliyeyim: Sa'd, askerle birlikte harbe gitmez,ganimet elde ettiğinde mal taksiminde eşitliği gözetmez, insanlar arasında hükmettiğinde adâletle hükmetmez, dedi. Bu üç töhmetle onu suçladı. Bunun üzerine Sa'd şöyle dedi: (Madem ki sen böyle dedin) Ben de senin hakkında vallahi üç dilek dileyeceğim. Allah'ın onun ömrünü uzatmasını, fakirliğini artırmasını ve kendisini fitnelere çarptırmasını istedi. Bundan Alah'a sığınırız. Bu azamatli üç bedduadır. Ancak istisna ederek şayet bunu riya yada saygınlıktan dolayı bu kulun yaptı ise demiştir. Yani haksız yere yaptı ise demektir. Allah Teâlâ onun duasına icabet etti. Bu kimsenin ömrü uzun oldu, yaşlılıktan dolayı kaşları gözlerinin üzerine düştü. Bu kimse fakir birisiydi ve fitneye düçar oldu. Hatta bu haldeyken kocamış olduğu halde çarşı pazarda rast geldiği kız çocuklarına göz kırpardı. Bundan Allah'a sığınırız. Kendisi için fitneye uğramış zavallı bir ihtiyarım ben. Sa'd'ın bedduasına tutuldum derdi.

Kategoriler : İbadet Fıkhı · Namaz · Faziletler · Sahabenin -radıyallahu anhum- Faziletleri · Şerî Siyaset · Yöneticinin Görevleri · Fıkıh ve Fıkıh Usûlü · Namaz Kılma Şekli · Faziletler ve Adaplar · Davet ve Hisbe

بسم الله الرحمن الرحيم Sal 15 Cemaziyelevvel
الثلاثاء 15 جمادى الأولى
بدر Dolunay Gün 16.6 / 29.5
Aydınlatma 96%
Yeni ay 13 gün içinde
لا حول ولا قوة إلا بالله Güç ve kuvvet ancak Allah'tandır

إِنَّ ٱللَّهَ وَمَلَٰٓئِكَتَهُۥ يُصَلُّونَ عَلَى ٱلنَّبِىِّ ۚ يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ صَلُّوا۟ عَلَيْهِ وَسَلِّمُوا۟ تَسْلِيمًا

Allah'ı ve melekleri, Peygambere salat etmekte(onun şerefini gözetmeğe, şanını yüceltmeğe özen göstermekte)dir. Ey inananlar, siz de ona salat edin, (onun şanını yüceltmeğe özen gösterin); içtenlikle selam edin (ona esenlik dileyin).

Al-Ahzab 33:56

Peygamber'e Salavat Getirmek