İslam > Hadisler > Faziletler ve adaplar > "Kabir azabı ve nimetlerinin zikredildiği Berâ b. Âzib -radıyallahu anh-'dan rivayet edile…
Sahih Hadis26 Ekim 2026 tarihinde 23h26 saatinde güncellendi
📖 3 dk okumaعن البراء بن عازب رضي الله عنه ، قال: خرجنا مع رسول الله صلى الله عليه وسلم في جنازة رجل من الأنصار، فانتهينا إلى القبر ولمَّا يُلْحَد، فجلس رسول الله صلى الله عليه وسلم وجلسنا حوله كأنما على رءوسنا الطير، وفي يده عود يَنكتُ به في الأرض، فرفع رأسه، فقال: «استعيذوا بالله من عذاب القبر» مرتين، أو ثلاثا، زاد في رواية: "وإنه ليسمع خَفْقَ نعالهم إذا وَلَّوا مُدْبِرين حين يقال له: يا هذا، من ربك؟ وما دينك؟ ومن نبيك؟" قال هناد: قال: "ويأتيه ملكان فيُجلِسانه فيقولان له: من ربك؟ فيقول: ربي الله، فيقولان له: ما دينك؟ فيقول: ديني الإسلام، فيقولان له: ما هذا الرجل الذي بُعث فيكم؟" قال: "فيقول: هو رسول الله صلى الله عليه وسلم ، فيقولان: وما يُدريك؟ فيقول: قرأتُ كتاب الله فآمنت به وصدقت، «زاد في حديث جرير» فذلك قول الله عز وجل {يُثَبِّتُ اللهُ الذين آمنوا} [إبراهيم: 27]" الآية -ثم اتفقا- قال: "فينادي مُناد من السماء: أن قد صدق عبدي، فأفرشوه من الجنة، وافتحوا له بابا إلى الجنة، وألبسوه من الجنة" قال: «فيأتيه من رَوْحها وطِيبها» قال: «ويُفتَح له فيها مدَّ بصره» قال: «وإن الكافر» فذكر موته قال: "وتُعاد روحه في جسده، ويأتيه ملكان فيُجلسانه فيقولان: له من ربُّك؟ فيقول: هَاهْ هَاهْ هَاهْ، لا أدري، فيقولان له: ما دينك؟ فيقول: هَاهْ هَاهْ، لا أدري، فيقولان: ما هذا الرجل الذي بُعث فيكم؟ فيقول: هَاهْ هَاهْ، لا أدري، فينادي مناد من السماء: أن كذب، فأفرشوه من النار، وألبسوه من النار، وافتحوا له بابا إلى النار" قال: «فيأتيه من حَرِّها وسَمُومها» قال: «ويُضيَّق عليه قبره حتى تختلف فيه أضلاعه» زاد في حديث جرير قال: «ثم يُقَيَّض له أعمى أَبْكَم معه مِرْزَبّة من حديد، لو ضُرب بها جبل لصار ترابا» قال: «فيضربه بها ضربة يسمعها ما بين المشرق والمغرب إلا الثَّقَلين، فيصير ترابا» قال: «ثم تُعاد فيه الروح».
Berâ b. Âzib -radıyallahu anh- Rasûlullah –sallallahu aleyhi ve sellem- ile birlikte Ensar’dan birisinin cenazesine katıldığını anlatıyor. Cenaze defnedileceği sırada kabristana vardık. Rasûlullah –sallallahu aleyhi ve sellem- oturdu. Sahabeler de heybetinden dolayı sessizce Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in etrafında oturdular. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- tasalı düşünen bir insan gibi elindeki bir sopayla yere vuruyordu. Başını kaldırdı ve şöyle buyurdu: «Allah'tan sizi kabir azabından uzaklaştırmasını ve kurtarmasını isteyin.» Bunu iki ya da üç defa söyledi. Sonra ölen kişinin, cenazenin peşinden defin için gelenlerin onun yanından ayrılırken çıkardıkları ayak seslerini işittiğini haber verdi. Bu vakit ona iki meleğin gelir ve onu oturturlar ve ona şöyle derler: Rabbin kim? O da: Rabbim Allah'tır, der. Ona dinin nedir? derler O da: Dinim İslam'dır, der. İki melek ona size gönderilmiş olan o zat kimdir? derler. O: O zat, Allah’ın Rasûlü'dür, der. Ona: Bunu nasıl anladın? derler. O: Allah'ın kitabını okudum, iman ettim ve tasdik ettim der. Diliyle de kolaylıkla bu cevabı vermesinin sebebi Allah Teâlâ'nın şu sözünde haber verdiği gibi onları sabit kılmasıdır: "Allah, iman edenleri, dünya hayatında da ahirette de o sağlam Kelime (yani Tevhid Kelimesi) ile sabit kılar."(İbrahim Sûresi: 21) Sonra Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu: Gökten bir nida eden seslenir: Kulum söylediği sözde doğru söylemiştir. Çünkü o bu dünyada bu itikad üzeredir. O, ikramı hak ediyor. Onun için Cennet halılarından bir halı döşeyip, yayın. Ona Cennet ehlinin elbiselerinden bir elbise giydirin. Onun için Cennet'e doğru bir kapı açın.Ona kapı açılır, rüzgarından ve güzel kokusundan gelir. Kabrinde ona gözünün görebildiği yere kadar genişlik verilir. Ancak kâfire gelince Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- onun ölüm anındaki durumunu, zorluğunu ruhunun defin işleminden sonra bedenine geri döndürüldüğünden (yani ruhunun çıkmak istemeyip bedenine dağıldığından) bahsediyor. İki melek ona gelerek onu oturttururlar ve derler ki: Rabbin kimdir? O da şaşkın bir şekilde "hı hı" bilmiyorum, der. İki melek ona: Dinin nedir? diye sorarlar. O: Hı hı bilmiyorum, der. Ona size gönderilmiş olan bu adam hakkında ne düşünüyorsun? diye sorarlar. O: O Peygamber midir değil midir? Hı hı bilmiyorum der. Sonra gökten bir münadi şöyle seslenir: İman etmemesi ve inkârı sebebiyle bu sözüyle bu kâfir, yalan söyledi. Çünkü Allah'ın dini ve Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'in elçiliği yeryüzünün doğusunda ve batısında zahir idi. Ona Cehennem'den bir yer hazırlayın. Ona Cehennem ehlinin giydiği elbiseden giydirin. Böylece kabri onu sıkıştırır ve bundan dolayı öyle bir duruma gelir ki kaburga kemikleri birbirine girer. Daha önceki düzgün olan halinden başka bir hale gelir. Daha sonra onun başına kör ve dilsiz bir melek musallat edilir. Onun demirden bir tokmağı vardır ki, dağa vurulsa, dağı toz toprak hâline çevirir. Bu melek ona bu tokmakla öyle bir darbe indirir ki, insan ve cinlerin dışında, doğuda, batıda, dünyanın her tarafında bulunan bütün varlıklar bu dehşetli darbeyi işitir ve o şahıs toprak hâline döner. Sonra ruhu tekrar bedenine iade edilir -bu şekilde kabrinde azap devam edip gider-
Kategoriler : Rekaik ve Öğütler · Kabir Ehli · Faziletler ve Adaplar