Hayır! Bilakis, ‘İşittik ve itaat ettik. Rabbimiz! Senin bağışlamanı dileriz. Dönüş yalnız…

İslam > Hadisler > Kuran kerim ve kuran ilimleri > Hayır! Bilakis, ‘İşittik ve itaat ettik. Rabbimiz! Senin bağışlamanı dileriz. Dönüş yalnız…

Hadisi rivayet eden: Müslim rivayet etmiştir

Sahih Hadis

26 Ekim 2026 tarihinde 23h26 saatinde güncellendi

📖 3 dk okuma

Hadis metni: Hayır! Bilakis, ‘İşittik ve itaat ettik. Rabbimiz! Seni…

Hadisin açıklaması: Hayır! Bilakis, ‘İşittik ve itaat ettik. Rabbimiz! Seni…

Allah Teâlâ, Peygamberi -sallallahu aleyhi ve sellem-'e: {Göklerde ve yerde olan her şey Allah'ındır.} buyruğunu indirdi. Yani bunların tamamı Allah’ın yaratması, mülkü, tasarrufu ve idaresi altındadır. “İçinizdekileri açığa vursanız” yani içinizde bulunanları ortaya çıkarıp ilan etseniz; “veya gizleseniz” yani onları saklayıp kalplerinizde gizleseniz, “Allah sizi ondan dolayı Kıyamet Günü'nde hesaba çeker. “Dilediğini bağışlar”; lütfu ve rahmetiyle bağışlar. “Dilediğine azap eder”; adaletiyle azap eder. “Allah her şeye kadirdir”; hiçbir şey O’nu aciz bırakamaz. Sahabeler bu ayeti işitince, bu durum onlara ağır geldi. Çünkü ayet, kalpte meydana gelen düşünce ve vesveselerden dahi hesaba çekilmeyi içeriyordu. Bunun üzerine sahabeler Resûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in yanına geldiler ve dizlerinin üzerine çökerek şöyle dediler: “Ey Allah’ın Rasûlü! Daha önce bize, yerine getirebileceğimiz bedenî ameller yüklenmişti; namaz, oruç, cihad ve sadaka gibi. Fakat şimdi sana bu ayet indirildi ve biz buna güç yetiremiyoruz. Bunun üzerine Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- onlara şöyle buyurdu: “Siz de Yahudilerin ve Hristiyanların söylediği gibi, ‘İşittik ve isyan ettik’ mi demek istiyorsunuz?” Bilakis şöyle deyin: “İşittik ve itaat ettik. Rabbimiz! Senin bağışlamanı dileriz. Dönüş yalnız Sanadır.” Sahabeler Allah'ın ve Rasûlünün emrine itaat ederek: “İşittik ve itaat ettik. Rabbimiz! Senin bağışlamanı dileriz. Dönüş yalnız Sanadır.” dediler. Müslümanlar bu sözleri dilleriyle söyleyip gönülleriyle de bunlara teslim olunca, Allah; PeygamberEfendimiz -sallallahu aleyhi ve sellem-'e ümmetini öven şu ayeti indirdi: {Peygamber, Rabbinden kendisine indirilene iman etti; müminler de iman ettiler...}

Böylece onların dilleri ve kalpleri Allah’ın emrine tam anlamıyla boyun eğmiş oldu. {Hepsi Allah’a, meleklerine, kitaplarına ve peygamberlerine iman ettiler. ‘Biz O’nun peygamberlerinden hiçbirini diğerinden ayırt etmeyiz.} Bilakis biz onların hepsine iman ederiz. “Dediler ki: ‘İşittik’”; yani Senin buyruğunu işittik. “Ve itaat ettik”; yani emrine itaat ettik. “Rabbimiz! Senin bağışlamanı dileriz”; Senin mağfiretini ve affını talep ederiz. “Dönüş yalnız Sanadır”; hesap için insanların huzurunda duracağı Kıyamet Günü'nde dönüş Sanadır.

Onlar bunu yerine getirip Allah’ın emirlerine karşı işittik ve itaat ettik şeklinde bağlılıklarını açıkça ortaya koyunca, Allah Teâlâ bu ümmetin yükünü hafifletti ve önceki âyetteki hükmü şu buyruğuyla neshetti: “Allah hiç kimseye gücünün yettiğinden fazlasını yüklemez.” Yani kişinin gücünü, kudretini ve takatini aşan bir sorumluluk yüklemez.

“Yaptığı iyilikler kendi lehinedir”; kazandığı ve işlediği hayırların sevabı kendisine aittir. “İşlediği kötülükler de kendi aleyhinedir”; kazandığı günah ve günahların cezası kendi üzerinedir.

Allah Teâlâ hiç kimseyi bir başkasının günahından dolayı sorumlu tutmaz. Aynı şekilde, kişinin kendi nefsinde meydana gelen vesveselerden dolayı da onu hesaba çekmez. “Rabbimiz! Bizi sorumlu tutma”; bizi bundan dolayı cezalandırma. “Eğer unutursak”; hatırlamayıp unutur ve bu sebeple bir şeyi yerine getiremezsek, “veya yanılırsak”; kasıtlı olmaksızın doğru olanı terk edip hata edersek... Allah Teâlâ onların bu duasına icabet ederek: “Evet, bunu yaptım.” buyurdu. “Rabbimiz! Bize ağır bir yük yükleme”; bizi zora sokacak meşakkatli ve ağır bir sorumluluk yükleme. “Bizden öncekilere yüklediğin gibi”; İsrâiloğulları ve diğerleri gibi bizden önceki ümmetlere yüklediğin ağır yükleri bize de yükleme. Allah Teâlâ onların bu duasına icabet ederek: “Evet, bunu yaptım.” buyurdu. “Rabbimiz! Gücümüzün yetmediği şeyi bize yükleme”; yerine getirmekten aciz kalacağımız dinî sorumlulukları, belaları ve taşıyamayacağımız yükleri bize yükleme. Allah Teâlâ: “Evet, bunu yaptım.” buyurdu.

“Bizi affet”; günahlarımızı bağışla ve onları üzerimizden sil. “Bizi bağışla”; günahlarımızı ört, onları bağışla ve onlardan dolayı bizi sorumlu tutma. “Bize merhamet et”; geniş rahmetinle bize merhamet et.

“Sen bizim Mevlâmızsın”; bizim sahibimiz ve efendimizsin. “Bize yardım et”; delil ve hüccet ortaya koyarak ve üstünlük vererek “kâfirler topluluğuna karşı”, onlarla savaşma ve cihad etme hususunda bize yardım et.

Allah Teâlâ onların duasına icabet ederek: “Evet, bunu yaptım.” buyurdu.

Çıkarımlar: Hayır! Bilakis, ‘İşittik ve itaat ettik. Rabbimiz! Seni…

Kategoriler : Kur'an-ı Kerim ve Kur'an İlimleri · Kur'an Tefsiri · Kur'an'ın Faziletleri · Surelerin ve Ayetlerin Faziletleri · Ayet Tefsirleri

بسم الله الرحمن الرحيم Sal 15 Cemaziyelevvel
الثلاثاء 15 جمادى الأولى
بدر Dolunay Gün 16.5 / 29.5
Aydınlatma 97%
Yeni ay 13 gün içinde
اللهم صل على محمد Allah'ım Muhammed'e salat et

إِنَّ ٱللَّهَ وَمَلَٰٓئِكَتَهُۥ يُصَلُّونَ عَلَى ٱلنَّبِىِّ ۚ يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ صَلُّوا۟ عَلَيْهِ وَسَلِّمُوا۟ تَسْلِيمًا

Allah'ı ve melekleri, Peygambere salat etmekte(onun şerefini gözetmeğe, şanını yüceltmeğe özen göstermekte)dir. Ey inananlar, siz de ona salat edin, (onun şanını yüceltmeğe özen gösterin); içtenlikle selam edin (ona esenlik dileyin).

Al-Ahzab 33:56

Peygamber'e Salavat Getirmek