Zeyd b. Sâbit -radıyallahu anh- şöyle demiştir: Ebû Bekr Yemâme'de şehîd olanların ölümünü…

İslam > Hadisler > Kuran kerim ve kuran ilimleri > Zeyd b. Sâbit -radıyallahu anh- şöyle demiştir: Ebû Bekr Yemâme'de şehîd olanların ölümünü…

Hadisi rivayet eden: Buhârî rivayet etmiştir

Sahih Hadis

26 Ekim 2026 tarihinde 23h26 saatinde güncellendi

📖 3 dk okuma

Hadis metni: Zeyd b. Sâbit -radıyallahu anh- şöyle demiştir: Ebû Bek…

عن زيد بن ثابت الأنصاري -رضي الله عنه، وكان ممَّن يكتب الوحيَ- قال: أرسلَ إليَّ أبو بكر مَقتلَ أهلِ اليَمَامة وعنده عمر، فقال أبو بكر: إنَّ عمر أتاني، فقال: إن القتلَ قد اسْتَحَرَّ يوم اليَمَامة بالناس، وإنِّي أخشى أنْ يَسْتَحِرَّ القتلُ بالقُرَّاء في المواطن، فيذهب كثيرٌ من القرآن إلَّا أنْ تجْمعوه، وإنِّي لأَرى أنْ تَجْمع القرآنَ. قال أبو بكر: قلتُ لعمر: «كيف أفعلُ شيئًا لم يفعله رسولُ الله صلى الله عليه وسلم ؟» فقال عمر: هو واللهِ خيرٌ. فلم يزَلْ عمر يُراجعني فيه حتى شَرَحَ اللهُ لذلك صَدري، ورأيتُ الذي رأى عمر، قال زيد بن ثابت: وعمرُ عنده جالسٌ لا يتكلَّم، فقال أبو بكر: إنك رجلٌ شابٌّ عاقلٌ، ولا نَتَّهِمُك، كنتَ تكتبُ الوحيَ لرسول الله صلى الله عليه وسلم ، فتَتَبَّعِ القرآنَ فاجْمعه، فواللهِ لو كلَّفني نَقْلَ جبل من الجبال ما كان أثقلَ عليَّ ممَّا أمرني به مِن جَمْعِ القرآن، قلت: كيف تفعلان شيئًا لم يفعله النبي صلى الله عليه وسلم ؟ فقال أبو بكر: هو واللهِ خيرٌ، فلم أزَلْ أراجعه حتى شرح اللهُ صدري للذي شرحَ اللهُ له صدرَ أبي بكر وعمر، فقمتُ فتتبَّعتُ القرآنَ أجمعُه من الرِّقَاع والأكتاف، والعُسُب وصدور الرجال، حتى وجدتُ من سورة التوبة آيتيْن مع خُزيمة الأنصاري لم أجدْهما مع أحد غيره، {لقد جاءكم رسولٌ من أنفسِكم عزيزٌ عليه ما عَنِتُّم حريصٌ عليكم} [التوبة: 128] إلى آخرهما، وكانت الصُّحُفُ التي جُمِعَ فيها القرآنُ عند أبي بكر حتى توفَّاه اللهُ، ثم عند عمر حتى توفَّاه الله، ثم عند حفصة بنت عمر.

Hadisin açıklaması: Zeyd b. Sâbit -radıyallahu anh- şöyle demiştir: Ebû Bek…

Zeyd b. Sâbit el-Ensârî -radıyallahu anh- Ebu Bekir -radıyallahu anh-'ın halifeliği zamanında sahabe radıyallahu Teâlâ anhum-'un peygamberlik iddia etmesi ve Arapların çoğunun dinden dönmeleri sebebinden dolayı Yemâme diyarında onbir yılında Müseylemetu'l-Kezzâb ile yaptıkları savaştan sonra Kur'an-ı toplaması için ona haber gönderdiğini anlatıyor.O savaşta birçok sahabe öldürülmüştü.Zeyd -radıyallahu anh- Ebu Bekir -radıyallahu anh-'ın yanına gidiyor ve yanında Ömer b. el-Hattâb -radıyallahu Teâlâ anh-'ı buluyor.Ebu Bekir Zeyd -radıyallahu anh-'a şöyle söylüyor:Bana Ömer geldi ve dedi ki:Muhakkak ki Müseylemetu'l-Kezzâb ile olan savaşta sahabe ölüm artmış ve çoğalmıştır.Ben kafirler ile olan savaşlarda Kur'an okuyanların ve hafızların ölümlerinin çok olmasından ve Kur'an-ın çoğunun gitmesinden korkuyorum.Ve ben Kur'an-ı toplamanı uygun görüyorum.Ebu Bekir -radıyallahu anh- dedi ki:Ben Ömer'e dedim ki:Ben Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in yapmadığı bir şeyi nasıl yaparım.Ömer'de bana dedi ki:Kur'an-ı toplamak onu toplamayı bırakmaktan daha hayırlıdır.Ebu Bekir dedi ki:Allah benin göğsümü açana kadar Ömer benimle bu konuda konuşmaya devam etti ve bende Kur'an-ı toplamayı uygun gördüm.Zeyd b. Sâbit dedi ki:Ebu Bekir böyle dedi ve Ömer onun yanında oturuyordu ve hiç bir şey söylemedi.Sonra da Ebu Bekir Zeyd'e şöyle dedi:Sen genç ve akıllı bir erkeksin, biz seni hiçbir kusurla itham etmiyoruz. Sen Rasûlullah için vahyi yazıyordun. Buna binaen sen Kur'ân'ı ara ve onu bir araya topla! Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- zamanında Kur'an yazılmıştı ancak surelere göre tertiplenmiş ve bir yerde toplanmış olarak değildi.Zeyd buna karşı: Vallahi eğer Ebu Bekir bana dağlardan bir dağın nakledilmesini teklif etmiş olsalardı, o iş benim üzerime, bana emrettiği bu Kur'ân'ı toplama işinden daha ağır olmazdı, dedi.Zeyd dedi ki: Ben: Sizler, Rasûlullah'ın yapmadığı bir işi nasıl yapıyorsunuz? Dedi. Ebû Bekr: Allah'a yemîn ederim ki, bu hayırlı bir iştir, dedi ve Ebû Bekr bana görüşüme başvurmaya devam etti.Nihayet Allah,benim de aklımı açtı ve gönlümü ferahlandırdı.Bunun üzerine Zeyd ''Rika'' ve ''Ektâf'' olan Ketif yani omuz kemiği geniş bir kemiktir.Aslı hayvan kemiği olup kuruyunca üzerine yazı yazılırdı.Hurma dallarının yapraklarını kazıyarak onun geniş kısmına yazıyorlardı.Ve Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- hayatta iken Kur'an-ı tam olarak toplayan ve ezberleyen Ubey b. Ka'b ve Muâz b. Cebel gibi hafızlardan topladı.Bu da kemiklerde ve hurma dallarında olanların üzerine onay üzerine onay raporu oldu.Zeyd Tevbe suresinde iki ayeti ondan başkasının yanında yazılı olarak bulmadığı gibi bulmadığı Huzeyme b. Sâbit el-Ensârî'de buldu.(Andolsun size kendinizden öyle bir Peygamber gelmiştir ki, sizin sıkıntıya uğramanız ona çok ağır gelir. O, size çok düşkün, müminlere karşı çok şefkatlidir, merhametlidir.)Tevbe suresi 128.Neticede toplanan bu sahîfeler, tâ Allah kendisini vefat ettirinceye kadar Ebû Bekr'in yanında bulundu. Sonra hayâtı müddetince Ömer'in yanında kaldı. Bundan sonra Ömer'in kızı Hafsa’nın yanında kaldı.-radıyallahu anhum-.Rafiziler Ebu Bekir'in Kur'an-ı toplamasına itiraz ettiler.O Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in yapmadığı bir şeyi yaptığını ki Ebu Bekir -radıyallahu anh'ın yaptığı şeyde kabul edilmeyecek bir şey yoktur.Öyle ki o Allah,Rasûlü ve Kitabı için samimi bir ameldir.Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Ebû Saîd -radıyallahu anh-'ın Sahih-i Müslim'deki hadisinde olduğu gibi bu konuda izin vermiştir:''Benden Kur'an hariç hiç bir şey yazmayın.'' Hedefi bundan önce yazılmış olanı toplamaktı.Rafizilerin Sıddik'a itiraz etme yönü yoktur.

Kategoriler : Kur'an-ı Kerim ve Kur'an İlimleri · Kur'an'ın Toplanması · Tarih · Savaşlar ve Gazveler · Yemame Savaşı · Biyografi ve Tarih · Kur'an'ın İnişi ve Toplanması

بسم الله الرحمن الرحيم Sal 15 Cemaziyelevvel
الثلاثاء 15 جمادى الأولى
بدر Dolunay Gün 16.5 / 29.5
Aydınlatma 97%
Yeni ay 13 gün içinde
لا إله إلا الله Allah'tan başka ilah yoktur

إِنَّ ٱللَّهَ وَمَلَٰٓئِكَتَهُۥ يُصَلُّونَ عَلَى ٱلنَّبِىِّ ۚ يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ صَلُّوا۟ عَلَيْهِ وَسَلِّمُوا۟ تَسْلِيمًا

Allah'ı ve melekleri, Peygambere salat etmekte(onun şerefini gözetmeğe, şanını yüceltmeğe özen göstermekte)dir. Ey inananlar, siz de ona salat edin, (onun şanını yüceltmeğe özen gösterin); içtenlikle selam edin (ona esenlik dileyin).

Al-Ahzab 33:56

Peygamber'e Salavat Getirmek