İslam > Hadisler > Fkh ve fkh usulu > Âişe -radıyallahu anhâ-nın,adak ve hecr (küslük) hususunda Abdullah b. Zübeyr -radıyallahu…
Sahih Hadisİçindekiler :
26 Ekim 2026 tarihinde 23h26 saatinde güncellendi
📖 2 dk okumaعن عوف بن مالك -أو: ابن الحارث- بن الطفيل أن عائشة رضي الله عنها ، حُدِّثَتْ أن عبد الله بن الزبير رضي الله عنهما ، قال في بيع أو عطاء أعطته عائشة رضي الله تعالى عنها: والله لتَنْتَهِيَنَّ عائشة أو لأَحْجُرَنَّ عليها، قالت: أهو قال هذا؟ قالوا: نعم. قالت: هو لله علي نَذْرٌ أن لا أكلم ابن الزبير أبدًا. فاستشفع ابنُ الزبير إليها حين طالت الهجرة. فقالت: لا، والله لا أُشفَّع فيه أبدًا، ولا أَتَحَنَّثُ إلى نذري. فلما طال ذلك على ابن الزبير كلم المِسْوَرَ بْنَ مَخْرَمَةَ، وعبد الرحمن بن الأسود بن عبد يَغُوثَ وقال لهما: أَنْشُدُكُما الله لَمَا أَدْخَلْتُمَانِي على عائشة رضي الله عنها ، فإنها لا يَحِلُّ لها أن تَنْذِرَ قَطِيعَتِي، فأقبل به المِسْوَرُ وعبد الرحمن حتى استأذنا على عائشة فقالا: السلام عليك ورحمة الله وبركاته، أندخل؟ قالت عائشة: ادخلوا. قالوا: كلنا؟ قالت: نعم ادخلوا كلكم، ولا تعلم أن معهما ابن الزبير، فلما دخلوا دخل ابن الزبير الحجاب فاعتنق عائشة رضي الله عنها ، وَطَفِقَ يُنَاشِدُهَا ويبكي، وطَفِقَ المِسْوَرُ، وعبد الرحمن يُنَاشِدَانِهَا إلا كَلّمَتْهُ وقَبِلَتْ منه، ويقولان: إن النبي صلى الله عليه وسلم نهى عما قد علمتِ من الهجرة؛ ولا يحل لمسلم أن يهجر أخاه فوق ثلاث ليال، فلما أكثروا على عائشة من التذكرة والتحريج، طَفِقَتْ تُذَكِّرُهُما وتبكي، وتقول: إني نَذَرْتُ والنذرُ شديدٌ. فلم يزالا بها حتى كلمت ابن الزبير، وأعتقت في نذرها ذلك أربعين رقبة، وكانت تَذْكُرُ نَذْرَهَا بعد ذلك فتبكي حتى تَبُلَّ دموعُها خمارَها.
Abdullah b. Zübeyr -radıyallahu anhumâ- Âişe -radıyallahu anhâ-'nın çokça hayır yaptığını ve verdiğini işitti.Bu vermesinin çok oldğunu düşündü.Eğer bu işi bitirmezse malında tasarrufta bulunmasına engel olacağım dedi.Bu söz müminlerin annesi Âişe -radıyallahu anhâ- için ağır bir sözdür.Çünkü o teyzesi olup,onun görüş,ilim,ağır başlılık ve hikmeti bu gibi sözlerin onun hakkında söylenmesine gerek bırakmamaktadır.Âişe -radıyallahu anhâ- bu sözü işitti.Ve İnsanlar arasında laf taşıyarak fesat çıkaranlar Âişe -radıyallahu anhâ-'ya haber verdiler.Bu söz Âişe -radıyallahu anhâ-'ya ulaşınca onunla ebediyen konuşmamayı adadı.Buda kızkardeşinin oğluna karşı kendisinde oluşan aşırı tepki sebebiyledir.Ve ondan uzaklaştı.Bilinen şudur ki Müminlerin annesi -radıyallahu anhâ-'nın bu davranışı kızkardeşinin oğlu için çok ağır olacaktır.Abdullah onu razı etmeye çalıştı.Ancak o kararlıydı çünkü adağı çok zordu.Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in ashabından iki adamı aracı olarak Âişe -radıyallahu anhâ-'ya gönderdi.Müminlerin annesine hile yaptılar ama bu hile güzel bir hileydi.Çünkü bu istenilen güzel bir şeye iletti.O da insanlar arasında ıslahtır.Ona selam verdiler.Âişe -radıyallahu anhâ-'nın yanına girmek için izin istediler.Sonra da girelim mi dediler.O da evet dedi.Hepimiz mi dediler o da hepiniz dedi.Abdullah b. Zübeyr'in onlarla beraber olduğunu bilmiyordu.O da Abdullah b. Zübeyr sizinle beraber mi demedi.Açıklama istemedi genel bir söz söyledi.Hepiniz girin dedi.Giediler,girdikleri zaman müminlerin annesinin perdesi vardı.O da insanların onu görmemesi için müminlerin annesinin gizlendiği bir perdeydi.O perde diğer kadınlardan örtündüğü gibi bir örtü değildi.Çünkü kadınlar karşısında giydiği örtü yüzün ve bedenin örtüsüydü.Ancak bu örtü müminlerin annesi ile insanların arasını ayıran ve perdeleyen bir örtüydü.Eve girdikleri zaman Abdullah b. Zübeyr perdenin arkasına girdi çümkü o kızkardeşinin oğluydu onun mahremlerindendi.Onun üzerine yüzü koyun eğildi,onu öpmeye başladı ve ağlıyordu.Ona Allah -Azze ve Celle- rızası için sesleniyor akraba ziyaretini kesme konusunda onu uyarıyordu.Âişe -radıyallahu anhâ-'ya bunun caiz olmadığını açıklıyordu.Ancak Âişe -radıyallahu anhâ- adağım çok ağırdır dedi.İki adam konuşmama kararına karşı onu ikna ettiler.Ona Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'in hadisini zikrettiler.O hadis bir müminin kardeşiyle üç günden fazla küs durmasının helal olmayacağıdır.İkna olana kadar sonra da ikna oldu ve Abdullah b. Zübeyr ile konuştu.Ancak bu iş onun için çok önemliydi.Bu olayı her hatırladığında -radıyallahu anhâ- ağladı.Çünkü bu çok ağırdı.Allah -Teâlâ- onu bu adak sebebiyle cehennemden azat etmesi için kırk köleyi azat etti.Bu davranışta verasının fazlalığındandır.Yoksa gerekli olan bir köle azat etmektir.
Kategoriler : Muamelat Fıkhı · Yeminler ve Adaklar · Fıkıh ve Fıkıh Usûlü