Lire la Page 568 du Coran

La page 568 du Mushaf contient 28 versets. Elle appartient au Juz 29, Hizb 57.

28 Ekim 2026 tarihinde 00h24 saatinde güncellendi

Page 568 dans le Coran

28
versets
29
Jouz
57
Hizb
2
Sourates
الحاقة · Jouz 29
Navigation
Favoris
Audio
Mémorisation
Affichage
Jouz 29
◄ Page 568 ►
سورة الحاقة
Jouz 29 26.9% (116/431)
Hizb 57 56.3% (116/206)

فَلَيْسَ لَهُ ٱلْيَوْمَ هَـٰهُنَا حَمِيمٌۭ ﴿35﴾

"Bu sebeple burada bugün onun bir acıyanı yoktur."

وَلَا طَعَامٌ إِلَّا مِنْ غِسْلِينٍۢ ﴿36﴾

"Günahkarların yiyeceği olan kanlı irinden başka bir yiyeceği de yoktur."

لَّا يَأْكُلُهُۥٓ إِلَّا ٱلْخَـٰطِـُٔونَ ﴿37﴾

"Günahkarların yiyeceği olan kanlı irinden başka bir yiyeceği de yoktur."

فَلَآ أُقْسِمُ بِمَا تُبْصِرُونَ ﴿38﴾

Görebildikleriniz ve göremedikleriniz üzerine yemin ederim ki, Kuran şerefli bir elçinin getirdiği sözdür.

وَمَا لَا تُبْصِرُونَ ﴿39﴾

Görebildikleriniz ve göremedikleriniz üzerine yemin ederim ki, Kuran şerefli bir elçinin getirdiği sözdür.

إِنَّهُۥ لَقَوْلُ رَسُولٍۢ كَرِيمٍۢ ﴿40﴾

Görebildikleriniz ve göremedikleriniz üzerine yemin ederim ki, Kuran şerefli bir elçinin getirdiği sözdür.

وَمَا هُوَ بِقَوْلِ شَاعِرٍۢ ۚ قَلِيلًۭا مَّا تُؤْمِنُونَ ﴿41﴾

O, şair sözü değildir; ne az inanıyorsunuz!

وَلَا بِقَوْلِ كَاهِنٍۢ ۚ قَلِيلًۭا مَّا تَذَكَّرُونَ ﴿42﴾

Kahin sözü de değildir; ne az düşünüyorsunuz!

تَنزِيلٌۭ مِّن رَّبِّ ٱلْعَـٰلَمِينَ ﴿43﴾

Kuran, Alemlerin Rabbinden indirilmedir.

وَلَوْ تَقَوَّلَ عَلَيْنَا بَعْضَ ٱلْأَقَاوِيلِ ﴿44﴾

Eğer o (Muhammed), Bize karşı, ona bazı sözler katmış olsaydı, Biz onu kuvvetle yakalardık, sonra onun şah damarını koparırdık.

لَأَخَذْنَا مِنْهُ بِٱلْيَمِينِ ﴿45﴾

Eğer o (Muhammed), Bize karşı, ona bazı sözler katmış olsaydı, Biz onu kuvvetle yakalardık, sonra onun şah damarını koparırdık.

ثُمَّ لَقَطَعْنَا مِنْهُ ٱلْوَتِينَ ﴿46﴾

Eğer o (Muhammed), Bize karşı, ona bazı sözler katmış olsaydı, Biz onu kuvvetle yakalardık, sonra onun şah damarını koparırdık.

فَمَا مِنكُم مِّنْ أَحَدٍ عَنْهُ حَـٰجِزِينَ ﴿47﴾

Hiçbiriniz de onu koruyamazdınız.

وَإِنَّهُۥ لَتَذْكِرَةٌۭ لِّلْمُتَّقِينَ ﴿48﴾

Doğrusu Kuran Allah'a karşı gelmekten sakınanlara bir öğüttür.

وَإِنَّا لَنَعْلَمُ أَنَّ مِنكُم مُّكَذِّبِينَ ﴿49﴾

İçinizde yalanlayanlar bulunduğunu şüphesiz bilmekteyiz.

وَإِنَّهُۥ لَحَسْرَةٌ عَلَى ٱلْكَـٰفِرِينَ ﴿50﴾

Doğrusu Kuran, inkarcılar için bir üzüntüdür.

وَإِنَّهُۥ لَحَقُّ ٱلْيَقِينِ ﴿51﴾

O, şüphesiz kesin gerçektir.

فَسَبِّحْ بِٱسْمِ رَبِّكَ ٱلْعَظِيمِ ﴿52﴾

Öyleyse çok büyük olan Rabbinin adını tesbih et.

سَأَلَ سَآئِلٌۢ بِعَذَابٍۢ وَاقِعٍۢ ﴿1﴾

Birisi, yüksek derecelere sahip olan Allah katından, inkarcılara gelecek ve savunulması imkansız olacak azabı soruyor.

لِّلْكَـٰفِرِينَ لَيْسَ لَهُۥ دَافِعٌۭ ﴿2﴾

Birisi, yüksek derecelere sahip olan Allah katından, inkarcılara gelecek ve savunulması imkansız olacak azabı soruyor.

مِّنَ ٱللَّهِ ذِى ٱلْمَعَارِجِ ﴿3﴾

Birisi, yüksek derecelere sahip olan Allah katından, inkarcılara gelecek ve savunulması imkansız olacak azabı soruyor.

تَعْرُجُ ٱلْمَلَـٰٓئِكَةُ وَٱلرُّوحُ إِلَيْهِ فِى يَوْمٍۢ كَانَ مِقْدَارُهُۥ خَمْسِينَ أَلْفَ سَنَةٍۢ ﴿4﴾

Melekler ve Cebrail o derecelere, miktarı elli bin yıl olan bir günde yükselirler.

فَٱصْبِرْ صَبْرًۭا جَمِيلًا ﴿5﴾

Güzel güzel sabret;

إِنَّهُمْ يَرَوْنَهُۥ بَعِيدًۭا ﴿6﴾

Doğrusu inkarcılar azabı uzak görüyorlar.

وَنَرَىٰهُ قَرِيبًۭا ﴿7﴾

Ama biz onu yakın görmekteyiz.

يَوْمَ تَكُونُ ٱلسَّمَآءُ كَٱلْمُهْلِ ﴿8﴾

Gök, o gün, erimiş maden gibi olur.

وَتَكُونُ ٱلْجِبَالُ كَٱلْعِهْنِ ﴿9﴾

Dağlar da atılmış pamuğa döner.

وَلَا يَسْـَٔلُ حَمِيمٌ حَمِيمًۭا ﴿10﴾

Hiç bir dost diğer bir dostunu sormaz.

بسم الله الرحمن الرحيم Sal 22 Cemaziyelevvel
الثلاثاء 22 جمادى الأولى
التربيع الأخير Son Dördün Gün 23.5 / 29.5
Aydınlatma 36%
Yeni ay 6 gün içinde
حسبنا الله ونعم الوكيل Allah bize yeter, o ne güzel vekildir

إِنَّ ٱللَّهَ وَمَلَٰٓئِكَتَهُۥ يُصَلُّونَ عَلَى ٱلنَّبِىِّ ۚ يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ صَلُّوا۟ عَلَيْهِ وَسَلِّمُوا۟ تَسْلِيمًا

Allah'ı ve melekleri, Peygambere salat etmekte(onun şerefini gözetmeğe, şanını yüceltmeğe özen göstermekte)dir. Ey inananlar, siz de ona salat edin, (onun şanını yüceltmeğe özen gösterin); içtenlikle selam edin (ona esenlik dileyin).

Al-Ahzab 33:56

Peygamber'e Salavat Getirmek