An-Naziat Suresini Oku

An-Naziat suresi (النازعات), Kur'an'ın (Mekkî) bir suresi olup 46 ayet içerir. Etkileşimli araçlarımızla bu sureyi okuyun, dinleyin ve ezberleyin.

05 Ağustos 2026 tarihinde 16h34 saatinde güncellendi

📖 2 dk okuma

An-Naziat suresi rakamlarla

Kronolojik iniş sırası
İniş No. 81 / 114
(Mekkî)
180
kelime
-75.0% ort. ile
809
harf
-73.7% ort. ile
2
dk okuma
46
ayet
-15.9% ort. ile

Anahtar kelime sıklığı

الله 1
رب 5

En sık harfler

ل
66
#1
ا
66
#2
م
48
#3
ن
46
#4
ى
43
#5
النازعات · Cüz 30
An-Naziat Suresini Oku
سورة النبإ
Cüz 30 7.1% (40/564)
Hizb 59 14.5% (40/276)

وَٱلنَّـٰزِعَـٰتِ غَرْقًۭا ﴿١﴾

Canları boğarcasına şiddetle çekip alanlara and olsun,

وَٱلنَّـٰشِطَـٰتِ نَشْطًۭا ﴿٢﴾

Canları kolaylıkla alanlara and olsun,

وَٱلسَّـٰبِحَـٰتِ سَبْحًۭا ﴿٣﴾

Yüzüp yüzüp gidenlere and olsun,

فَٱلسَّـٰبِقَـٰتِ سَبْقًۭا ﴿٤﴾

Yarıştıkça yarışan ve işleri yöneten meleklere and olsun

فَٱلْمُدَبِّرَٰتِ أَمْرًۭا ﴿٥﴾

Yarıştıkça yarışan ve işleri yöneten meleklere and olsun

يَوْمَ تَرْجُفُ ٱلرَّاجِفَةُ ﴿٦﴾

O gün bir sarsıntı sarsar.

تَتْبَعُهَا ٱلرَّادِفَةُ ﴿٧﴾

Peşinden bir diğeri gelir.

قُلُوبٌۭ يَوْمَئِذٍۢ وَاجِفَةٌ ﴿٨﴾

O gün kalbler titrer.

أَبْصَـٰرُهَا خَـٰشِعَةٌۭ ﴿٩﴾

İnsanların gözleri yere döner.

يَقُولُونَ أَءِنَّا لَمَرْدُودُونَ فِى ٱلْحَافِرَةِ ﴿١٠﴾

Derler ki: "Biz eski halimize mi döndürüleceğiz?"

أَءِذَا كُنَّا عِظَـٰمًۭا نَّخِرَةًۭ ﴿١١﴾

"Ufalanmış kemik olduğumuz zaman mı?"

قَالُوا۟ تِلْكَ إِذًۭا كَرَّةٌ خَاسِرَةٌۭ ﴿١٢﴾

Derler ki: "O takdirde bu zararına bir dönüştür."

فَإِنَّمَا هِىَ زَجْرَةٌۭ وَٰحِدَةٌۭ ﴿١٣﴾

Doğrusu bir tek çığlık yetecektir.

فَإِذَا هُم بِٱلسَّاهِرَةِ ﴿١٤﴾

Hepsi hemen bir düzlüğe dökülecektir.

هَلْ أَتَىٰكَ حَدِيثُ مُوسَىٰٓ ﴿١٥﴾

Musa'nın başından geçen olay sana geldi mi?

إِذْ نَادَىٰهُ رَبُّهُۥ بِٱلْوَادِ ٱلْمُقَدَّسِ طُوًى ﴿١٦﴾

Tuva'da, kutsal bir vadide, Rabbi ona şöyle hitap etmişti:

ٱذْهَبْ إِلَىٰ فِرْعَوْنَ إِنَّهُۥ طَغَىٰ ﴿١٧﴾

"Firavun'a git; doğrusu o azmıştır."

فَقُلْ هَل لَّكَ إِلَىٰٓ أَن تَزَكَّىٰ ﴿١٨﴾

"Ona de ki: Arınmağa niyetin var mı?"

وَأَهْدِيَكَ إِلَىٰ رَبِّكَ فَتَخْشَىٰ ﴿١٩﴾

"Rabbine giden yolu göstereyim ki O'na saygı duyup korkasın."

فَأَرَىٰهُ ٱلْـَٔايَةَ ٱلْكُبْرَىٰ ﴿٢٠﴾

Bunun üzerine ona en büyük mucizeyi gösterdi.

فَكَذَّبَ وَعَصَىٰ ﴿٢١﴾

Ama Firavun yalanladı ve baş kaldırdı.

ثُمَّ أَدْبَرَ يَسْعَىٰ ﴿٢٢﴾

Geri dönüp yürüdü.

فَحَشَرَ فَنَادَىٰ ﴿٢٣﴾

Adamlarını toplayıp seslendi:

فَقَالَ أَنَا۠ رَبُّكُمُ ٱلْأَعْلَىٰ ﴿٢٤﴾

"Sizin en yüce rabbiniz benim" dedi.

فَأَخَذَهُ ٱللَّهُ نَكَالَ ٱلْـَٔاخِرَةِ وَٱلْأُولَىٰٓ ﴿٢٥﴾

Allah bunun üzerine onu dünya ve ahiret azabına uğrattı.

إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَعِبْرَةًۭ لِّمَن يَخْشَىٰٓ ﴿٢٦﴾

Doğrusu bunda Allah'tan korkan kimseye ders vardır.

ءَأَنتُمْ أَشَدُّ خَلْقًا أَمِ ٱلسَّمَآءُ ۚ بَنَىٰهَا ﴿٢٧﴾

Sizi yaratmak mı daha zordur, yoksa göğü yaratmak mı? Ki onu Allah bina edip yükseltmiş ve ona şekil vermiştir.

رَفَعَ سَمْكَهَا فَسَوَّىٰهَا ﴿٢٨﴾

Sizi yaratmak mı daha zordur, yoksa göğü yaratmak mı? Ki onu Allah bina edip yükseltmiş ve ona şekil vermiştir.

وَأَغْطَشَ لَيْلَهَا وَأَخْرَجَ ضُحَىٰهَا ﴿٢٩﴾

Gecesini karanlık yapmış, gündüzünü aydınlatmıştır.

وَٱلْأَرْضَ بَعْدَ ذَٰلِكَ دَحَىٰهَآ ﴿٣٠﴾

Ardından yeri düzenlemiştir.

أَخْرَجَ مِنْهَا مَآءَهَا وَمَرْعَىٰهَا ﴿٣١﴾

Suyunu ondan çıkarmış ve otlak yer meydana getirmiştir.

وَٱلْجِبَالَ أَرْسَىٰهَا ﴿٣٢﴾

Dağları yerleştirmiştir.

مَتَـٰعًۭا لَّكُمْ وَلِأَنْعَـٰمِكُمْ ﴿٣٣﴾

Bunları sizin ve hayvanlarınızın geçinmesi için yapmıştır.

فَإِذَا جَآءَتِ ٱلطَّآمَّةُ ٱلْكُبْرَىٰ ﴿٣٤﴾

Güç yetirilemeyen en büyük baskın geldiği zaman, o gün, insan ne uğurda çalıştığını anlar.

يَوْمَ يَتَذَكَّرُ ٱلْإِنسَـٰنُ مَا سَعَىٰ ﴿٣٥﴾

Güç yetirilemeyen en büyük baskın geldiği zaman, o gün, insan ne uğurda çalıştığını anlar.

وَبُرِّزَتِ ٱلْجَحِيمُ لِمَن يَرَىٰ ﴿٣٦﴾

Cehennem her bakanın göreceği şekilde gösterilir.

فَأَمَّا مَن طَغَىٰ ﴿٣٧﴾

İşte, azıp da dünya hayatını tercih edenin varacağı yer şüphesiz cehennemdir.

وَءَاثَرَ ٱلْحَيَوٰةَ ٱلدُّنْيَا ﴿٣٨﴾

İşte, azıp da dünya hayatını tercih edenin varacağı yer şüphesiz cehennemdir.

فَإِنَّ ٱلْجَحِيمَ هِىَ ٱلْمَأْوَىٰ ﴿٣٩﴾

İşte, azıp da dünya hayatını tercih edenin varacağı yer şüphesiz cehennemdir.

وَأَمَّا مَنْ خَافَ مَقَامَ رَبِّهِۦ وَنَهَى ٱلنَّفْسَ عَنِ ٱلْهَوَىٰ ﴿٤٠﴾

Ama kim Rabbinin azametinden korkup da kendini kötülükten alıkoymuşsa, varacağı yer şüphesiz cennettir.

فَإِنَّ ٱلْجَنَّةَ هِىَ ٱلْمَأْوَىٰ ﴿٤١﴾

Ama kim Rabbinin azametinden korkup da kendini kötülükten alıkoymuşsa, varacağı yer şüphesiz cennettir.

يَسْـَٔلُونَكَ عَنِ ٱلسَّاعَةِ أَيَّانَ مُرْسَىٰهَا ﴿٤٢﴾

Senden kıyametin ne zaman gelip çatacağını sorarlar.

فِيمَ أَنتَ مِن ذِكْرَىٰهَآ ﴿٤٣﴾

Nerde senden onu anlatması?

إِلَىٰ رَبِّكَ مُنتَهَىٰهَآ ﴿٤٤﴾

Onun bilgisi Rabbine aittir.

إِنَّمَآ أَنتَ مُنذِرُ مَن يَخْشَىٰهَا ﴿٤٥﴾

Sen sadece kıyametten korkanı uyaransın.

كَأَنَّهُمْ يَوْمَ يَرَوْنَهَا لَمْ يَلْبَثُوٓا۟ إِلَّا عَشِيَّةً أَوْ ضُحَىٰهَا ﴿٤٦﴾

Kıyameti gördükleri gün dünyada ancak bir akşam yahut bir kuşluk vakti kadar kalmış olduklarını sanırlar.

بسم الله الرحمن الرحيم Çar 20 Safer
الأربعاء 20 صفر
أحدب متناقص Azalan Şişkin Gün 22.1 / 29.5
Aydınlatma 50%
Yeni ay 7 gün içinde
لا إله إلا الله Allah'tan başka ilah yoktur