Kur'an'ın 522. Rukusunu Oku

522. ruku, Abasa suresinden alınmıştır (ayetler 1–42). 42 ayet içerir ve Cüz 30'e aittir.

05 Ağustos 2026 tarihinde 16h34 saatinde güncellendi

Kur'an'da Ruku 522

42
ayet
1
Sure
30
Cüz
v.1 – v.42
Ayetler

Ruku 522'deki sureler

عبس · Cüz 30
Sayfa 585
Ruku 522
سورة عبس
Cüz 30 15.2% (86/564)
Hizb 59 31.2% (86/276)

عَبَسَ وَتَوَلَّىٰٓ ﴿١﴾

Yanına kör bir kimse geldi diye (Peygamber) yüzünü asıp çevirdi.

أَن جَآءَهُ ٱلْأَعْمَىٰ ﴿٢﴾

Yanına kör bir kimse geldi diye (Peygamber) yüzünü asıp çevirdi.

وَمَا يُدْرِيكَ لَعَلَّهُۥ يَزَّكَّىٰٓ ﴿٣﴾

Ne bilirsin, belki de o arınacak;

أَوْ يَذَّكَّرُ فَتَنفَعَهُ ٱلذِّكْرَىٰٓ ﴿٤﴾

Yahut öğüt alacaktı da bu öğüt kendisine fayda verecekti.

أَمَّا مَنِ ٱسْتَغْنَىٰ ﴿٥﴾

Ama sen, kendisini öğütten müstağni gören kimseyi karşına alıp ilgileniyorsun.

فَأَنتَ لَهُۥ تَصَدَّىٰ ﴿٦﴾

Ama sen, kendisini öğütten müstağni gören kimseyi karşına alıp ilgileniyorsun.

وَمَا عَلَيْكَ أَلَّا يَزَّكَّىٰ ﴿٧﴾

Arınmak istememesinden sana ne?

وَأَمَّا مَن جَآءَكَ يَسْعَىٰ ﴿٨﴾

Sen, Allah'tan korkup sana koşarak gelen kimseye aldırmıyorsun.

وَهُوَ يَخْشَىٰ ﴿٩﴾

Sen, Allah'tan korkup sana koşarak gelen kimseye aldırmıyorsun.

فَأَنتَ عَنْهُ تَلَهَّىٰ ﴿١٠﴾

Sen, Allah'tan korkup sana koşarak gelen kimseye aldırmıyorsun.

كَلَّآ إِنَّهَا تَذْكِرَةٌۭ ﴿١١﴾

Dikkat et; bu Kuran bir öğüttür.

فَمَن شَآءَ ذَكَرَهُۥ ﴿١٢﴾

Dileyen onu öğüt kabul eder.

فِى صُحُفٍۢ مُّكَرَّمَةٍۢ ﴿١٣﴾

O, kutsal kılınmış, yüceltilmiş, arınmış sahifeler üzerindedir.

مَّرْفُوعَةٍۢ مُّطَهَّرَةٍۭ ﴿١٤﴾

O, kutsal kılınmış, yüceltilmiş, arınmış sahifeler üzerindedir.

بِأَيْدِى سَفَرَةٍۢ ﴿١٥﴾

İyi kimseler, saygıdeğer elçilerin eliyle yazılmıştır.

كِرَامٍۭ بَرَرَةٍۢ ﴿١٦﴾

İyi kimseler, saygıdeğer elçilerin eliyle yazılmıştır.

قُتِلَ ٱلْإِنسَـٰنُ مَآ أَكْفَرَهُۥ ﴿١٧﴾

Canı çıksın o insanın, o ne nankördür!

مِنْ أَىِّ شَىْءٍ خَلَقَهُۥ ﴿١٨﴾

Allah onu hangi şeyden yaratmış?

مِن نُّطْفَةٍ خَلَقَهُۥ فَقَدَّرَهُۥ ﴿١٩﴾

Onu meniden yaratıp merhalelerden geçirerek ona şekil vermiş;

ثُمَّ ٱلسَّبِيلَ يَسَّرَهُۥ ﴿٢٠﴾

Sonra, yolu ona kolaylaştırmıştır.

ثُمَّ أَمَاتَهُۥ فَأَقْبَرَهُۥ ﴿٢١﴾

Sonra onu öldürür ve kabre koyar.

ثُمَّ إِذَا شَآءَ أَنشَرَهُۥ ﴿٢٢﴾

Sonra, dilediği zaman onu tekrar diriltir.

كَلَّا لَمَّا يَقْضِ مَآ أَمَرَهُۥ ﴿٢٣﴾

Hayır; Allah'ın kendisine buyurduğunu hala yerine getirmemiştir.

فَلْيَنظُرِ ٱلْإِنسَـٰنُ إِلَىٰ طَعَامِهِۦٓ ﴿٢٤﴾

İnsan, yiyeceğine bir baksın;

أَنَّا صَبَبْنَا ٱلْمَآءَ صَبًّۭا ﴿٢٥﴾

Doğrusu suyu bol bol indirmekteyiz.

ثُمَّ شَقَقْنَا ٱلْأَرْضَ شَقًّۭا ﴿٢٦﴾

Sonra yeryüzünü iyice yarmakta ve orada taneli ekinler, üzümler, sebzeler, zeytin, hurma ağaçları ve bahçelerde koca koca ağaçlı meyveler ve çayırlar bitirmekteyiz.

فَأَنۢبَتْنَا فِيهَا حَبًّۭا ﴿٢٧﴾

Sonra yeryüzünü iyice yarmakta ve orada taneli ekinler, üzümler, sebzeler, zeytin, hurma ağaçları ve bahçelerde koca koca ağaçlı meyveler ve çayırlar bitirmekteyiz.

وَعِنَبًۭا وَقَضْبًۭا ﴿٢٨﴾

Sonra yeryüzünü iyice yarmakta ve orada taneli ekinler, üzümler, sebzeler, zeytin, hurma ağaçları ve bahçelerde koca koca ağaçlı meyveler ve çayırlar bitirmekteyiz.

وَزَيْتُونًۭا وَنَخْلًۭا ﴿٢٩﴾

Sonra yeryüzünü iyice yarmakta ve orada taneli ekinler, üzümler, sebzeler, zeytin, hurma ağaçları ve bahçelerde koca koca ağaçlı meyveler ve çayırlar bitirmekteyiz.

وَحَدَآئِقَ غُلْبًۭا ﴿٣٠﴾

Sonra yeryüzünü iyice yarmakta ve orada taneli ekinler, üzümler, sebzeler, zeytin, hurma ağaçları ve bahçelerde koca koca ağaçlı meyveler ve çayırlar bitirmekteyiz.

وَفَـٰكِهَةًۭ وَأَبًّۭا ﴿٣١﴾

Sonra yeryüzünü iyice yarmakta ve orada taneli ekinler, üzümler, sebzeler, zeytin, hurma ağaçları ve bahçelerde koca koca ağaçlı meyveler ve çayırlar bitirmekteyiz.

مَّتَـٰعًۭا لَّكُمْ وَلِأَنْعَـٰمِكُمْ ﴿٣٢﴾

Bunlar sizin ve hayvanlarınız için geçimliktir.

فَإِذَا جَآءَتِ ٱلصَّآخَّةُ ﴿٣٣﴾

O muazzam gürültü, kıyamet kopup geldiği zaman;

يَوْمَ يَفِرُّ ٱلْمَرْءُ مِنْ أَخِيهِ ﴿٣٤﴾

O gün, kişi kardeşinden, annesinden, babasından, karısından ve oğullarından, kaçar.

وَأُمِّهِۦ وَأَبِيهِ ﴿٣٥﴾

O gün, kişi kardeşinden, annesinden, babasından, karısından ve oğullarından, kaçar.

وَصَـٰحِبَتِهِۦ وَبَنِيهِ ﴿٣٦﴾

O gün, kişi kardeşinden, annesinden, babasından, karısından ve oğullarından, kaçar.

لِكُلِّ ٱمْرِئٍۢ مِّنْهُمْ يَوْمَئِذٍۢ شَأْنٌۭ يُغْنِيهِ ﴿٣٧﴾

O gün, herkesin kendine yeter derdi vardır.

وُجُوهٌۭ يَوْمَئِذٍۢ مُّسْفِرَةٌۭ ﴿٣٨﴾

O gün bir takım yüzler aydınlıktır, gülmekte ve sevinmektedir.

ضَاحِكَةٌۭ مُّسْتَبْشِرَةٌۭ ﴿٣٩﴾

O gün bir takım yüzler aydınlıktır, gülmekte ve sevinmektedir.

وَوُجُوهٌۭ يَوْمَئِذٍ عَلَيْهَا غَبَرَةٌۭ ﴿٤٠﴾

O gün birtakım yüzler de tozlanmış ve onları karanlık bürümüştür.

تَرْهَقُهَا قَتَرَةٌ ﴿٤١﴾

O gün birtakım yüzler de tozlanmış ve onları karanlık bürümüştür.

أُو۟لَـٰٓئِكَ هُمُ ٱلْكَفَرَةُ ٱلْفَجَرَةُ ﴿٤٢﴾

İşte bunlar inkarcı olanlar, Allah'ın buyruğundan çıkanlardır.

بسم الله الرحمن الرحيم Pzt 10 Rebiülevvel
الاثنين 10 ربيع الأول
أحدب متزايد Şişkin Ay Gün 11.2 / 29.5
Aydınlatma 87%
Dolunay 4 gün içinde
أستغفر الله Allah'tan af dilerim