Lire le Ruku 512 du Coran

Le Ruku 512 est extrait de la Sourate Al-Qiyama (versets 1 à 30). Il contient 30 versets et appartient au Juz 29.

05 Ağustos 2026 tarihinde 16h34 saatinde güncellendi

Ruku 512 dans le Coran

30
versets
1
Sourate
29
Jouz
v.1 – v.30
Versets

Sourates dans Ruku 512

القيامة · Jouz 29
Navigation
Favoris
Audio
Mémorisation
Affichage
Page 577
◄ Ruku 512 ►
سورة القيامة
Jouz 29 71.9% (310/431)
Hizb 58 46.2% (104/225)

لَآ أُقْسِمُ بِيَوْمِ ٱلْقِيَـٰمَةِ ﴿1﴾

Kıyamet gününe yemin ederim.

وَلَآ أُقْسِمُ بِٱلنَّفْسِ ٱللَّوَّامَةِ ﴿2﴾

Ve nedamet çeken nefse yemin ederim.

أَيَحْسَبُ ٱلْإِنسَـٰنُ أَلَّن نَّجْمَعَ عِظَامَهُۥ ﴿3﴾

İnsan, kemiklerini bir araya toplayamayız mı sanıyor?

بَلَىٰ قَـٰدِرِينَ عَلَىٰٓ أَن نُّسَوِّىَ بَنَانَهُۥ ﴿4﴾

Evet, Biz onu, parmak uçlarına varıncaya kadar bütün incelikleriyle yeniden yapmaya kadiriz.

بَلْ يُرِيدُ ٱلْإِنسَـٰنُ لِيَفْجُرَ أَمَامَهُۥ ﴿5﴾

Ama, insanoğlu gelecekte de suç işlemek ister de: "Kıyamet günü ne zamanmış! " der.

يَسْـَٔلُ أَيَّانَ يَوْمُ ٱلْقِيَـٰمَةِ ﴿6﴾

Ama, insanoğlu gelecekte de suç işlemek ister de: "Kıyamet günü ne zamanmış! " der.

فَإِذَا بَرِقَ ٱلْبَصَرُ ﴿7﴾

Gözün kamaştığı, ayın tutulduğu, güneş ve ayın bir araya getirildiği zaman, işte o gün insan: "kaçacak yer nerede?" der.

وَخَسَفَ ٱلْقَمَرُ ﴿8﴾

Gözün kamaştığı, ayın tutulduğu, güneş ve ayın bir araya getirildiği zaman, işte o gün insan: "kaçacak yer nerede?" der.

وَجُمِعَ ٱلشَّمْسُ وَٱلْقَمَرُ ﴿9﴾

Gözün kamaştığı, ayın tutulduğu, güneş ve ayın bir araya getirildiği zaman, işte o gün insan: "kaçacak yer nerede?" der.

يَقُولُ ٱلْإِنسَـٰنُ يَوْمَئِذٍ أَيْنَ ٱلْمَفَرُّ ﴿10﴾

Gözün kamaştığı, ayın tutulduğu, güneş ve ayın bir araya getirildiği zaman, işte o gün insan: "kaçacak yer nerede?" der.

كَلَّا لَا وَزَرَ ﴿11﴾

Hayır; hayır; bir sığınak yoktur.

إِلَىٰ رَبِّكَ يَوْمَئِذٍ ٱلْمُسْتَقَرُّ ﴿12﴾

O gün, sen, Rabbinin huzuruna varıp durursun.

يُنَبَّؤُا۟ ٱلْإِنسَـٰنُ يَوْمَئِذٍۭ بِمَا قَدَّمَ وَأَخَّرَ ﴿13﴾

O gün, insanoğluna önde ve sonda yaptığı ne varsa bildirilir.

بَلِ ٱلْإِنسَـٰنُ عَلَىٰ نَفْسِهِۦ بَصِيرَةٌۭ ﴿14﴾

Özürlerini sayıp dökse de, insanoğlu, artık kendi kendinin şahididir.

وَلَوْ أَلْقَىٰ مَعَاذِيرَهُۥ ﴿15﴾

Özürlerini sayıp dökse de, insanoğlu, artık kendi kendinin şahididir.

لَا تُحَرِّكْ بِهِۦ لِسَانَكَ لِتَعْجَلَ بِهِۦٓ ﴿16﴾

Cebrail sana Kuran okurken, unutmamak için acele edip onunla beraber söyleme, yalnız dinle.

إِنَّ عَلَيْنَا جَمْعَهُۥ وَقُرْءَانَهُۥ ﴿17﴾

Doğrusu o vahyolunanı kalbine yerleştirmek ve onu sana okutturmak Bize düşer.

فَإِذَا قَرَأْنَـٰهُ فَٱتَّبِعْ قُرْءَانَهُۥ ﴿18﴾

Biz onu Cebrail'e okuttuğumuz zaman, onun okumasını dinle.

ثُمَّ إِنَّ عَلَيْنَا بَيَانَهُۥ ﴿19﴾

Sonra onu sana açıklamak Bize düşer.

كَلَّا بَلْ تُحِبُّونَ ٱلْعَاجِلَةَ ﴿20﴾

Hayır, hayır! Sizler, çabuk elde edeceğiniz dünya nimetlerini seversiniz.

وَتَذَرُونَ ٱلْـَٔاخِرَةَ ﴿21﴾

Ahireti bırakırsınız.

وُجُوهٌۭ يَوْمَئِذٍۢ نَّاضِرَةٌ ﴿22﴾

O gün bir takım yüzler Rablerine bakıp parlayacaktır.

إِلَىٰ رَبِّهَا نَاظِرَةٌۭ ﴿23﴾

O gün bir takım yüzler Rablerine bakıp parlayacaktır.

وَوُجُوهٌۭ يَوْمَئِذٍۭ بَاسِرَةٌۭ ﴿24﴾

O gün bir takım yüzler de asıktır.

تَظُنُّ أَن يُفْعَلَ بِهَا فَاقِرَةٌۭ ﴿25﴾

Kendisinin belkemiğinin kırılacağını sanır.

كَلَّآ إِذَا بَلَغَتِ ٱلتَّرَاقِىَ ﴿26﴾

Dikkat edin; can boğaza gelip köprücük kemiklerine dayandığı zaman: "Çare bulan yok mudur?" denir.

وَقِيلَ مَنْ ۜ رَاقٍۢ ﴿27﴾

Dikkat edin; can boğaza gelip köprücük kemiklerine dayandığı zaman: "Çare bulan yok mudur?" denir.

وَظَنَّ أَنَّهُ ٱلْفِرَاقُ ﴿28﴾

Artık ayrılık vaktinin geldiğini sanır.

وَٱلْتَفَّتِ ٱلسَّاقُ بِٱلسَّاقِ ﴿29﴾

Bacaklar birbirine dolaşır.

إِلَىٰ رَبِّكَ يَوْمَئِذٍ ٱلْمَسَاقُ ﴿30﴾

O gün sevk Rabbin huzurunadır.

بسم الله الرحمن الرحيم Per 25 Rebiülahir
الخميس 25 ربيع الآخر
هلال متناقص Azalan Hilal Gün 26.9 / 29.5
Aydınlatma 7%
Yeni ay 3 gün içinde
الله أكبر Allah en büyüktür

إِنَّ ٱللَّهَ وَمَلَٰٓئِكَتَهُۥ يُصَلُّونَ عَلَى ٱلنَّبِىِّ ۚ يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ صَلُّوا۟ عَلَيْهِ وَسَلِّمُوا۟ تَسْلِيمًا

Allah'ı ve melekleri, Peygambere salat etmekte(onun şerefini gözetmeğe, şanını yüceltmeğe özen göstermekte)dir. Ey inananlar, siz de ona salat edin, (onun şanını yüceltmeğe özen gösterin); içtenlikle selam edin (ona esenlik dileyin).

Al-Ahzab 33:56

Peygamber'e Salavat Getirmek