Lire le Ruku 531 du Coran

Le Ruku 531 est extrait de la Sourate Al-Fajr (versets 1 à 30). Il contient 30 versets et appartient au Juz 30.

05 Ağustos 2026 tarihinde 16h34 saatinde güncellendi

Ruku 531 dans le Coran

30
versets
1
Sourate
30
Jouz
v.1 – v.30
Versets

Sourates dans Ruku 531

الفجر · Jouz 30
Navigation
Favoris
Audio
Mémorisation
Affichage
Page 593
◄ Ruku 531 ►
سورة الفجر
Jouz 30 56.9% (321/564)
Hizb 60 15.6% (45/288)

وَٱلْفَجْرِ ﴿1﴾

Tanyerinin ağarmasına and olsun;

وَلَيَالٍ عَشْرٍۢ ﴿2﴾

Zilhicce ayının ilk on gecesine and olsun;

وَٱلشَّفْعِ وَٱلْوَتْرِ ﴿3﴾

Herşeyin çiftine de, tekine de and olsun;

وَٱلَّيْلِ إِذَا يَسْرِ ﴿4﴾

Gelip geçen geceye and olsun ki, bunların her biri akıl sahibi için birer yemine değmez mi?

هَلْ فِى ذَٰلِكَ قَسَمٌۭ لِّذِى حِجْرٍ ﴿5﴾

Gelip geçen geceye and olsun ki, bunların her biri akıl sahibi için birer yemine değmez mi?

أَلَمْ تَرَ كَيْفَ فَعَلَ رَبُّكَ بِعَادٍ ﴿6﴾

Rabbinin, hiçbir memlekette benzeri ortaya konmayan sütunlara sahip İrem şehrinde oturan Ad milletine ne ettiğini görmedin mi?

إِرَمَ ذَاتِ ٱلْعِمَادِ ﴿7﴾

Rabbinin, hiçbir memlekette benzeri ortaya konmayan sütunlara sahip İrem şehrinde oturan Ad milletine ne ettiğini görmedin mi?

ٱلَّتِى لَمْ يُخْلَقْ مِثْلُهَا فِى ٱلْبِلَـٰدِ ﴿8﴾

Rabbinin, hiçbir memlekette benzeri ortaya konmayan sütunlara sahip İrem şehrinde oturan Ad milletine ne ettiğini görmedin mi?

وَثَمُودَ ٱلَّذِينَ جَابُوا۟ ٱلصَّخْرَ بِٱلْوَادِ ﴿9﴾

Vadide kayaları kesip yontan Semud milletine, memleketlerde aşırı giden, oralarda bozgunculuğu artıran, sarsılmaz bir saltanat sahibi Firavun'a Rabbinin ne ettiğini görmedin mi?

وَفِرْعَوْنَ ذِى ٱلْأَوْتَادِ ﴿10﴾

Vadide kayaları kesip yontan Semud milletine, memleketlerde aşırı giden, oralarda bozgunculuğu artıran, sarsılmaz bir saltanat sahibi Firavun'a Rabbinin ne ettiğini görmedin mi?

ٱلَّذِينَ طَغَوْا۟ فِى ٱلْبِلَـٰدِ ﴿11﴾

Vadide kayaları kesip yontan Semud milletine, memleketlerde aşırı giden, oralarda bozgunculuğu artıran, sarsılmaz bir saltanat sahibi Firavun'a Rabbinin ne ettiğini görmedin mi?

فَأَكْثَرُوا۟ فِيهَا ٱلْفَسَادَ ﴿12﴾

Vadide kayaları kesip yontan Semud milletine, memleketlerde aşırı giden, oralarda bozgunculuğu artıran, sarsılmaz bir saltanat sahibi Firavun'a Rabbinin ne ettiğini görmedin mi?

فَصَبَّ عَلَيْهِمْ رَبُّكَ سَوْطَ عَذَابٍ ﴿13﴾

Rabbin onları azap kırbacından geçirmiştir.

إِنَّ رَبَّكَ لَبِٱلْمِرْصَادِ ﴿14﴾

Doğrusu Rabbin hep gözetlemektedir.

فَأَمَّا ٱلْإِنسَـٰنُ إِذَا مَا ٱبْتَلَىٰهُ رَبُّهُۥ فَأَكْرَمَهُۥ وَنَعَّمَهُۥ فَيَقُولُ رَبِّىٓ أَكْرَمَنِ ﴿15﴾

Rabbin denemek için bir insana iyilik edip, nimet verdiği zaman, o: "Rabbim beni şerefli kıldı" der.

وَأَمَّآ إِذَا مَا ٱبْتَلَىٰهُ فَقَدَرَ عَلَيْهِ رِزْقَهُۥ فَيَقُولُ رَبِّىٓ أَهَـٰنَنِ ﴿16﴾

Ama onu sınamak için rızkını daraltıp bir ölçüye göre verdiği zaman: "Rabbim bana hor baktı" der.

كَلَّا ۖ بَل لَّا تُكْرِمُونَ ٱلْيَتِيمَ ﴿17﴾

Hayır; yetime karşı cömert davranmıyorsunuz.

وَلَا تَحَـٰٓضُّونَ عَلَىٰ طَعَامِ ٱلْمِسْكِينِ ﴿18﴾

Yoksulu yedirmek konusunda birbirinize özenmiyorsunuz.

وَتَأْكُلُونَ ٱلتُّرَاثَ أَكْلًۭا لَّمًّۭا ﴿19﴾

Size kalan mirası hak gözetmeden yiyorsunuz.

وَتُحِبُّونَ ٱلْمَالَ حُبًّۭا جَمًّۭا ﴿20﴾

Malı pek çok seviyorsunuz.

كَلَّآ إِذَا دُكَّتِ ٱلْأَرْضُ دَكًّۭا دَكًّۭا ﴿21﴾

Ama yer, çarpılıp paralandığı zaman;

وَجَآءَ رَبُّكَ وَٱلْمَلَكُ صَفًّۭا صَفًّۭا ﴿22﴾

Melekler sıra sıra dizilip, Rabbinin buyruğu gelince,

وَجِا۟ىٓءَ يَوْمَئِذٍۭ بِجَهَنَّمَ ۚ يَوْمَئِذٍۢ يَتَذَكَّرُ ٱلْإِنسَـٰنُ وَأَنَّىٰ لَهُ ٱلذِّكْرَىٰ ﴿23﴾

O gün, cehennem ortaya konur. O gün insan öğüt almaya çalışır ama artık öğütten ona ne?

يَقُولُ يَـٰلَيْتَنِى قَدَّمْتُ لِحَيَاتِى ﴿24﴾

"Keşke bu hayatım için önceden bir şey yapsaymışım" der.

فَيَوْمَئِذٍۢ لَّا يُعَذِّبُ عَذَابَهُۥٓ أَحَدٌۭ ﴿25﴾

O gün, hiç kimse, Allah'ın azabettiği gibi azabedemez.

وَلَا يُوثِقُ وَثَاقَهُۥٓ أَحَدٌۭ ﴿26﴾

Hiç kimse O'nun vurduğu bağ gibisini bağlayamaz.

يَـٰٓأَيَّتُهَا ٱلنَّفْسُ ٱلْمُطْمَئِنَّةُ ﴿27﴾

Ey huzur içinde olan can!

ٱرْجِعِىٓ إِلَىٰ رَبِّكِ رَاضِيَةًۭ مَّرْضِيَّةًۭ ﴿28﴾

O, senden, sen de O'ndan hoşnut olarak Rabbine dön!

فَٱدْخُلِى فِى عِبَـٰدِى ﴿29﴾

Ey can! İyi kullarımın arasına gir.

وَٱدْخُلِى جَنَّتِى ﴿30﴾

Cennetime gir.

بسم الله الرحمن الرحيم Per 25 Rebiülahir
الخميس 25 ربيع الآخر
هلال متناقص Azalan Hilal Gün 26.6 / 29.5
Aydınlatma 9%
Yeni ay 3 gün içinde
لا حول ولا قوة إلا بالله Güç ve kuvvet ancak Allah'tandır

إِنَّ ٱللَّهَ وَمَلَٰٓئِكَتَهُۥ يُصَلُّونَ عَلَى ٱلنَّبِىِّ ۚ يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ صَلُّوا۟ عَلَيْهِ وَسَلِّمُوا۟ تَسْلِيمًا

Allah'ı ve melekleri, Peygambere salat etmekte(onun şerefini gözetmeğe, şanını yüceltmeğe özen göstermekte)dir. Ey inananlar, siz de ona salat edin, (onun şanını yüceltmeğe özen gösterin); içtenlikle selam edin (ona esenlik dileyin).

Al-Ahzab 33:56

Peygamber'e Salavat Getirmek