Lire le Ruku 510 du Coran

Le Ruku 510 est extrait de la Sourate Al-Muddaththir (versets 1 à 31). Il contient 31 versets et appartient au Juz 29.

05 Ağustos 2026 tarihinde 16h34 saatinde güncellendi

Ruku 510 dans le Coran

31
versets
1
Sourate
29
Jouz
v.1 – v.31
Versets
المدثر · Jouz 29
Navigation
Favoris
Audio
Mémorisation
Affichage
Page 575
◄ Ruku 510 ►
سورة المدثر
Jouz 29 58.9% (254/431)
Hizb 58 21.3% (48/225)

يَـٰٓأَيُّهَا ٱلْمُدَّثِّرُ ﴿1﴾

Ey örtüye bürünen!

قُمْ فَأَنذِرْ ﴿2﴾

Kalk da uyar.

وَرَبَّكَ فَكَبِّرْ ﴿3﴾

Rabbini yücelt.

وَثِيَابَكَ فَطَهِّرْ ﴿4﴾

Giydiklerini temiz tut.

وَٱلرُّجْزَ فَٱهْجُرْ ﴿5﴾

Kötü şeyleri terke devam et.

وَلَا تَمْنُن تَسْتَكْثِرُ ﴿6﴾

Yaptığın iyiliği çok görerek başa kakma.

وَلِرَبِّكَ فَٱصْبِرْ ﴿7﴾

Rabbin için sabret.

فَإِذَا نُقِرَ فِى ٱلنَّاقُورِ ﴿8﴾

Sura üflendiği vakit, işte o gün, inkarcılara kolay olmayan zorlu bir gündür.

فَذَٰلِكَ يَوْمَئِذٍۢ يَوْمٌ عَسِيرٌ ﴿9﴾

Sura üflendiği vakit, işte o gün, inkarcılara kolay olmayan zorlu bir gündür.

عَلَى ٱلْكَـٰفِرِينَ غَيْرُ يَسِيرٍۢ ﴿10﴾

Sura üflendiği vakit, işte o gün, inkarcılara kolay olmayan zorlu bir gündür.

ذَرْنِى وَمَنْ خَلَقْتُ وَحِيدًۭا ﴿11﴾

Tek olarak yaratıp kendisine bol bol mal, çevresinde bulunan oğullar verdiğim ve nimetleri yaydıkça yaydığım o kimseyi Bana bırak.

وَجَعَلْتُ لَهُۥ مَالًۭا مَّمْدُودًۭا ﴿12﴾

Tek olarak yaratıp kendisine bol bol mal, çevresinde bulunan oğullar verdiğim ve nimetleri yaydıkça yaydığım o kimseyi Bana bırak.

وَبَنِينَ شُهُودًۭا ﴿13﴾

Tek olarak yaratıp kendisine bol bol mal, çevresinde bulunan oğullar verdiğim ve nimetleri yaydıkça yaydığım o kimseyi Bana bırak.

وَمَهَّدتُّ لَهُۥ تَمْهِيدًۭا ﴿14﴾

Tek olarak yaratıp kendisine bol bol mal, çevresinde bulunan oğullar verdiğim ve nimetleri yaydıkça yaydığım o kimseyi Bana bırak.

ثُمَّ يَطْمَعُ أَنْ أَزِيدَ ﴿15﴾

Bir de verdiğim nimetten artırmamı umar;

كَلَّآ ۖ إِنَّهُۥ كَانَ لِـَٔايَـٰتِنَا عَنِيدًۭا ﴿16﴾

Hayır; hayır; çünkü o, Bizim ayetlerimize karşı son derece inatçıdır.

سَأُرْهِقُهُۥ صَعُودًا ﴿17﴾

Onu sarp bir yokuşa sardıracağım.

إِنَّهُۥ فَكَّرَ وَقَدَّرَ ﴿18﴾

Çünkü o, düşündü, ölçtü biçti;

فَقُتِلَ كَيْفَ قَدَّرَ ﴿19﴾

Canı çıkası, ne biçim ölçüp biçti!

ثُمَّ قُتِلَ كَيْفَ قَدَّرَ ﴿20﴾

Canı çıkası; sonra yine ne biçim ölçüp biçti!

ثُمَّ نَظَرَ ﴿21﴾

Sonra baktı;

ثُمَّ عَبَسَ وَبَسَرَ ﴿22﴾

Sonra kaşlarını çattı, suratını aştı;

ثُمَّ أَدْبَرَ وَٱسْتَكْبَرَ ﴿23﴾

Sonra da sırt çevirip büyüklük tasladı.

فَقَالَ إِنْ هَـٰذَآ إِلَّا سِحْرٌۭ يُؤْثَرُ ﴿24﴾

"Bu sadece öğretilegelen bir sihirdir. Bu Kuran yalnızca bir insan sözüdür" dedi.

إِنْ هَـٰذَآ إِلَّا قَوْلُ ٱلْبَشَرِ ﴿25﴾

"Bu sadece öğretilegelen bir sihirdir. Bu Kuran yalnızca bir insan sözüdür" dedi.

سَأُصْلِيهِ سَقَرَ ﴿26﴾

İşte bu adamı yakıcı bir ateşe yaslayacağım.

وَمَآ أَدْرَىٰكَ مَا سَقَرُ ﴿27﴾

Yakıcı ateşin ne olduğunu sen nerden bilirsin?

لَا تُبْقِى وَلَا تَذَرُ ﴿28﴾

O, ne geri bırakır ne de azabdan vazgeçer.

لَوَّاحَةٌۭ لِّلْبَشَرِ ﴿29﴾

İnsanın derisini kavurur;

عَلَيْهَا تِسْعَةَ عَشَرَ ﴿30﴾

Orada ondokuz bekçi vardır.

وَمَا جَعَلْنَآ أَصْحَـٰبَ ٱلنَّارِ إِلَّا مَلَـٰٓئِكَةًۭ ۙ وَمَا جَعَلْنَا عِدَّتَهُمْ إِلَّا فِتْنَةًۭ لِّلَّذِينَ كَفَرُوا۟ لِيَسْتَيْقِنَ ٱلَّذِينَ أُوتُوا۟ ٱلْكِتَـٰبَ وَيَزْدَادَ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓا۟ إِيمَـٰنًۭا ۙ وَلَا يَرْتَابَ ٱلَّذِينَ أُوتُوا۟ ٱلْكِتَـٰبَ وَٱلْمُؤْمِنُونَ ۙ وَلِيَقُولَ ٱلَّذِينَ فِى قُلُوبِهِم مَّرَضٌۭ وَٱلْكَـٰفِرُونَ مَاذَآ أَرَادَ ٱللَّهُ بِهَـٰذَا مَثَلًۭا ۚ كَذَٰلِكَ يُضِلُّ ٱللَّهُ مَن يَشَآءُ وَيَهْدِى مَن يَشَآءُ ۚ وَمَا يَعْلَمُ جُنُودَ رَبِّكَ إِلَّا هُوَ ۚ وَمَا هِىَ إِلَّا ذِكْرَىٰ لِلْبَشَرِ ﴿31﴾

Cehennemin bekçilerini yalnız meleklerden kılmışızdır. Sayılarını bildirmekle de, ancak inkar edenlerin denenmesini ve kendilerine kitap verilenlerin kesin bilgi edinmesini ve inananların da imanlarının artmasını sağladık. Kendilerine kitap verilenler ve inananlar şüpheye düşmesinler. Kalblerinde hastalık bulunanlar ve inkarcılar: "Allah bu misalle neyi muradetti?" desinler. İşte Allah, böylece, dilediğini saptırır, dilediğini de doğru yola eriştirir. Rabbinin ordularını kendisinden başkası bilmez. Bu, insanoğluna bir öğütten ibarettir.

بسم الله الرحمن الرحيم Cum 26 Rebiülahir
الجمعة 26 ربيع الآخر
هلال متناقص Azalan Hilal Gün 27.6 / 29.5
Aydınlatma 4%
Yeni ay 2 gün içinde
لا حول ولا قوة إلا بالله Güç ve kuvvet ancak Allah'tandır

إِنَّ ٱللَّهَ وَمَلَٰٓئِكَتَهُۥ يُصَلُّونَ عَلَى ٱلنَّبِىِّ ۚ يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ صَلُّوا۟ عَلَيْهِ وَسَلِّمُوا۟ تَسْلِيمًا

Allah'ı ve melekleri, Peygambere salat etmekte(onun şerefini gözetmeğe, şanını yüceltmeğe özen göstermekte)dir. Ey inananlar, siz de ona salat edin, (onun şanını yüceltmeğe özen gösterin); içtenlikle selam edin (ona esenlik dileyin).

Al-Ahzab 33:56

Peygamber'e Salavat Getirmek